Sesli Kuran-ı Kerim
Çok okunuyor!

İhlas Suresi (112.sure)

Allah ismi, varlığı ezeli, ebedi, zaruri ve kendinden olup her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve herşeye kadir olan.. Yüce Mevlâ’nın öz (has) ismidir

Kur’an-ı Kerim’in 112.suresi olan İhlas Suresi
İhlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak, esaslarını sırf Allah rızası için uygulamak anlamınadır. Mekke’de inmiştir, 4 ayettir. İslâm’ın akîdesinin en özlü ve anlamlı ifadesidir.

suresi, İslâm’ın esası olan tevhid (Allah’ın birliği) ilkesini özlü bir şekilde ifade ettiği ve Allah Teâlâ’yı tanıttığı için Hz. Peygamber tarafından Kur’an’ın üçte birine denk olduğu ifade buyurulmuştur.

Kelâmın akışı ve konunun Allah’ın nesebini (hangi soydan geldiğini) soranlara verilen cevapla ilgili olması dikkate alındığında 1. âyetteki “O” diye çevirdiğimiz “hüve” zamirinin Allah’a ait olduğu açıkça anlaşılır.

Allah ismi, varlığı ezeli, ebedi, zaruri ve kendinden olup her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve herşeye kadir olan.. Yüce Mevlâ’nın öz (has) ismidir (bk. Bakara 2/255).

Müfessirler bu surede ağırlıklı olarak Allah’ın birliğini ifade eden ahad terimi ile var oluş bakımından kimseye muhtaç olmadığını anlatan “samed” terimi üzerinde durmuşlardır.

“Tektir” diye çevirdiğimiz “ahad” kelimesi, “birlik” anlamına gelen veya vahdet kökünden türetilmiş bir isimdir; sıfat olarak Allah’a edildiğinde O’nun birliğini, tekliğini ve eşsizliğini ifade eder; bu surede doğrudan doğruya, Beled suresinde (90/ 5, 7) dolaylı olarak Allah’a edilmiştir; bu anlamıyla tenzihi veya selbi (Allah’ın ne olmadığını belirten) sıfatları da içerir.

Nitekim devamındaki ayetler de bu manadaki birliği vurgular. Bu sebeple “ahad” sıfatının bazı istisnalar dışında Allah’tan başkasına nisbet edilemeyeceği düşünülmüştür.

Aynı kökten gelen vâhid ise “bölünmesi ve sayısının artması mümkün olmayan bir, tek, yegâne varlık” anlamında Allah’ın sıfatı olmakla birlikte Allah’tan başka varlıkların sayısal anlamda birliğini ifade etmek için de kullanılmaktadır.

Türkçe’de de “bir” (vâhid) ile “tek” (ahad) arasında fark vardır. Bir, genellikle “aynı türden birçok varlığın biri” anlamında da kullanılır. “Tek” ise “türdeşi olmayan, zâtında ve sıfatlarında eşi benzeri olmayan tek varlık” manasına gelir.

İşte Allah, bu anlamda birdir, tektir. Ahad ile vâhid sıfatları arasındaki diğer farklar ise şöyle açıklanmıştır: Ahad, Allah’ın zâtı bakımından, vâhid ise sıfatları bakımından bir olduğunu gösterir. Ahad ile vâhidin her biri “ezeliyet ve ebediyet” mânalarını da ihtiva etmekle birlikte, bazı âlimler ahadı “ezeliyet”, vâhidi de “ebediyet” mânasına tahsis etmişlerdir. Allah’ın sıfatı olarak her ikisi de hadislerde geçmektedir.

SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN

Facebook | Twitter | Pinterest | Instagram | Youtube | SoundCloud

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.

1. De ki: O, Allah birdir.

2. Allah sameddir.

3. O, doğurmamış ve doğmamıştır.

4. Onun hiçbir dengi yoktur.

İhlas Suresi (112.)

Antika ve Porselen Tamiri | Antika Hastanesi

Etiketler

İlgili Makaleler

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir

Arkadaşınla Paylaş