Cüneyd-i Bagdadi (K.S.) Sohbet
Seriy-i Sakati (K.S.) onun hem mürşidi hemde Dayısı idi...
Seriy, Cüneyd´e :
- Iki gözüm çerağı ! Halka nasihat eyle, dedi.
- Ey Dayı ! Sen benim mürşidimsin. Huzurunuzda edeb değildir söz söyleyeyim, dedi.
Ol gece Muhammed Mustafa -sallAllahu teala aleyhi ve sellem-, Cüneyd´e düşünde buyurdu ki:
- Ya Cüneyd! Sen benim ümmetlerime nasihat vermeğe layiksin. Sana destur verdim. Va´az eyle.
Cüneyd uyandı, düşünü söylemek içün Seriy katına vardı. Seriy Hazreti anı gördüğü gibi:
- Ey kızkarındaşım oğlu. Benim sözümle va´az eylemedin. Bari Muhammed Mustafa -sallAllahu teala aleyhi ve sellem- sözüyle va´az eyle, dedi.
Cüneyd:
- Ey dayı ! Benim gördüğüm düşü nereden bildin? dedi.
Dedi ki:
- O gece, ben de Teala Hazretleri´ni düşümde gördüm. Buyurdu ki: Ya Seriy kızkarındaşın oğlu Cüneyd, senin sözünü ve meşayihler sözünü işitmedi ki kullarıma nasihat vere. Pes Peygamberim Mustafa Mustafa´yi -sallAllahu teala aleyhi ve sellem-, Cüneyd´e vardırıp idem ki va´az eyleye.
Bu kere Cüneyd, Hak Teala Hazretleri emriyle Peygamber Hazretinin -salavatullahi aleyhi ve selamüh- işaretiyle minberre çıktı. Kırk kişi ululardan hazır idi. Va´az başladı. Mana deryasına daldı. Kırk kişiden sekiz kişi can verdi. Anlarin cenazesini götürdüler. Yirmi kişi de [size=12pt]bihud oldu*[/size] evlerine götürdüler ve on kişi evini barkını terk ile dağlara düştü.
* Bihud olmak : Kendinden geçmek, bayılmak.
_____________________________________________
Cüney´in gözü ağridi, tabibe geldi, Tabib:
-Gözüne su değdirme, dedi.
Cüneyd:
-Abdesti ne yapayim? dedi.
Tabib:
-Eger gözün sana gerekse ilaç budur, dedi.
Cüneyd abdest aldi , namaz kıldı. Uyukuya vardı.
Uyandı, gördü ki gözü iyi olmuş!
Tabib geldi gördü ki, Cüneyd´in gözü iyi olmuş,
Cüneyd hali haber verdi. Tabib Cüneyd´in elini tuttu, iman etti ve dedi ki:
- Ya Cüneyd! Bu ilaç, Halık´dandır. Senin gözün ağrımaz, benim ağrır imiş, tabib ben değil, sen imişsin, dedi.
***Tezkiretü´l Evliya*** Feridüddin-i Attar (K.S.)
|