Kadınlar için fıkıh

Hayızlı ve Lohusa Hanımlara Haram Olan Durumlar

İkindi namazından biraz önce hayız kanı gelen bir hanım, öğle namazını kılmamış ise..

1. Namaz Kılmak:

Hayızlı ve lohusa hanımların, ister farz, ister nafile olsun namaz kılmalarının ‘haram’ olduğu konusunda âlimler icmâ etmiştir. Namazın onlara ‘farz olmadığı’ ve temizlendikleri zaman da ‘kaza etmeyecekleri’ konusunda da icmâ etmişlerdir.

Ebû Saîd radiyallahu anh anlatıyor; Peygamber (SAV) buyurdu ki; ‘hayız olduğu zaman namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor, değil mi? İşte bu dininin eksikliğidir..

Muâz radiyallahu anh anlatıyor; ‘Bir kadın Aişe (radiyallahu anhâ)’ya; ‘herhangi birimiz (hayızdan) temizlendiğinde namazlarını kaza etmeli mi?’ diye sordu. Aişe; ‘sen uhrevilerden misin? Biz Peygamber (SAV)’in yanında hayız olurduk, bizlere bunu (namazları kaza etmemizi) emretmedi’ dedi. Veya o kadına; ‘yapma’ dedi.

Hatırlatmalar:

a) Örneğin ikindi namazından biraz önce hayız kanı gelen bir hanım, öğle namazını kılmamış ise, temizlendiğinde öğle namazını kaza etmesi gerekir mi? İkindi namazından biraz önce hayız kanı gelen bir hanım, öğle namazını kılmamış ise, temizlendiğinde öğle namazını kaza etmesi gerekir. Çünkü hayzı başlamadan önce, öğle namazı, vaktin girmesiyle birlikte kendisine farz olmuştur.

Dolayısıyla namazını kılması, kılmamış ise kaza etmesi gerekir. Namaz vakti girdikten sonra bir rekat kılacak kadar vakit geçmiş ve sonrasında hayız olmuş ise, o namazı hayzı bittikten sonra kaza etmesi gerekir. Çünkü Yüce Allah; ‘Hiç şüphesiz namaz, iman edenlere belirli vakitlere göre farz kılınmıştır” Hanefi ve Mâlikî mezhebine göre, hayız olunan vakitte, o vaktin farz mazı kılınmamış ise, temizlendikten sonra kazası gerekmez.

Meselâ, ikindi namazından biraz önce hayzı biten hanım, gusül abdestini aldığında ikindi vakti girmişse, öğle namazını kılması gerekir mi? Güneş batmadan önce hayız veya lohusalıktan temizlenildiğinde, o günün öğle ve ikindi namazlarının kılınması gerekir. Aynı şekilde, fecir doğmadan önce temizlenildiğinde de, o gecenin akşam ve yatsı namazlarının kılınması gerekir. Çünkü özürlü olunduğu durumlarda, ikinci namazın vakti, ilk namazın vaktidir.

Şeyhu’l-İslam, ‘el-Fetâvuâ’da (2/434) der ki; ‘Bu nedenle âlimlerin çoğunluğuna Mâliki, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre, gündüzün son vaktinde hayızdan temizlenenler, o günün öğle ve ikindi namazlarını birlikte kılar. Gecenin son vaktinde temizlenenler, o gecenin akşam ve yatsı namazlarını birlikte kılar.

Bu, Abdurrahman bin Avf, Ebû Hureyre ve İbni Abbâs’tan (radiyallâhu anhum) nakledilmiştir. Çünkü özürlü olunduğu durumlarda vakit, iki namaz arasında ortaktır.

Bu nedenle gündüzün son vaktinde temizlenenler için, öğle namazının vakti devam etmektedir. Önce öğle namazını sonra ikindi namazını kılması gerekir. Gecenin son vaktinde temizlenenler için, özür halinden dolayı akşam namazının vakti devam etmektedir. Önce akşam namazını, sonra yatsı namazını kılması gerekir..’ En doğrusunu Allah bilir.

Hanefi mezhebine göre, güneş batmadan önce hayız veya lohusalıktan temizlenen kadın, sadece temizlendiği vakit namazını kılar.

2. Oruç:

Hayız ve lohusalık durumunda oruç tutulmaz. Ancak temizlendikten sonra Ramazan orucunun kaza edilmesi gerekir. Bu konuda icmâ edilmiştir. Aişe (radiyallahu anhâ) anlatıyor; ‘her hangi birimiz hayız olduğunda, ona orucu kaza etmesi emredilir ama namazı kaza etmesi emredilmezdi.

Hatırlatmalar:

a) Sabah namazından önce hayızdan temizlenen ancak gusül abdesti almayan, oruç tutabilir mi?
Sabah namazından önce hayızdan temizlenen bir hanım, oruca niyet ettiği takdirde, orucu sahih olur. Orucun sahihliği için, namazdan farklı olarak gusül abdesti alması gerekmez. Alimlerin çoğunluğunun görüşü budur.

b) Güneş batmadan önce hayızdan temizlenen günün kalan kısmı için oruç tutabilir mi?
O günün kalan kısmı için oruç tutması gerekmez. Çünkü günün başlangıcında oruçlu değildi. Bir gün kaza etmesi gerekir. Dolayısıyla günün geriye kalan kısmında oruç tutmasına gerek yoktur.

İbni Cerîr anlatıyor; Atâ’ya; ‘hayızlı olarak sabahlayan bir hanım, daha sonra gün içerisinde temizlendiğinde, günün kalan kısmında oruç tutar mı?” diye sordum. ‘Hayır, kaza eder’ dedi.

3. Cinsel İlişkide Bulunmak:

Hayızlı hanımların cinsel organlarından, cinsel ilişkiye girmek, İslam âlimlerinin ittifakıyla ‘caiz değildir’. Yüce Allah, ‘hayızlı iken hanımlara(cinsel) teması bırakın’ ayetiyle, hayızlı kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayı ‘haram‘ kılmıştır.

Hayızlı hanımlarla ilişki hakkında, Peygamberimiz (SAV) ‘cinsel organların birleşmesi hariç, her şeyi yapabilirsiniz’ buyurmuştur.
Şeyhu’l-İslam ‘el-Fetâvâ’da (21/624) der ki; ‘lohusa hanımlarla cinsel ilişkinin hükmü, hayızlı hanımlarla cinsel ilişkinin hükmü gibidir. İmamların ittifakıyla ‘haramdır’.

Hatırlatmalar:

1. Hayızlı olduğu halde, hanımların cinsel organından temasta bulunmayı helal kabul eden, ‘kâfir ve mürted‘ olur. Helål görmediği halde, hayız gören hanımıyla ilişkiye girenin durumu; eğer hayızlı olduğunu unutarak veya haram olduğunu bilmeyerek, ya da bunu yapmaya zorlanmış/ikrah oluşmuş ise, günah olmadığı gibi, herhangi bir kefaret de gerekmez.

Haram olduğunu bilerek ve kabul ederek, hayızlı olduğu halde hanımıyla cinsel ilişkiye giren büyük günah işlemiş olur. Tövbe etmesi vaciptir.

Uyarı:

Bazı âlimler, ‘hayız gören hanımla ilişkide haram olan yerin, sadece cinsel organı değil, göbekle diz kapağı arası olduğunu’ söylemiştir. Bu görüşe ait deliller de vardır. Ancak ilk görüş, tercih edilen görüştür. Allah en doğrusunu bilendir.

3. Kişinin, hayızdan temizlenmiş ancak, henüz gusül abdesti almamış durumdaki hanımıyla cinsel ilişkiye girmesi helal değildir. Cinsel ilişki ancak gusül abdesti aldıktan sonra helal olur. Nitekim Yüce Allah; ‘hayızlı iken hanımlara (cinsel) teması bırakın. Temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın.’

Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yerden yaklaşın. Hiç kuşkusuz, Allah daima tövbe edenleri sever, temizlenenleri de sever buyurmuştur.

Mücâhid der ki; ‘Hanımların iki türlü temizlenmesi vardır. Birinci temizlenme Yüce Allah’ın şu âyetinde ifade edilmiştir; ‘temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın’ yani gusül abdesti aldıkları zamana kadar. Hayızdan  temizlenen hanım, gusül abdesti alana kadar eşine helal olmaz.

İkincisi, ‘temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yerden yaklaşın’ yani hayız kanının çıktığı yerden. Allah’ın emrettiği yerden yaklaşmazsanız, tövbe edenlerden ve temizlenenlerden olmazsınız. Âlimler ittifakla, ‘hayzı sona eren hanım, gusül abdesti alana kadar eşi onunla cinsel ilişkiye giremez’ demişlerdir. Buna İbni Hazım muhaliftir.

Ebu Hanife’ye göre, âdet bitiminden sonra gusül abdesti alınmadan da cinsel ilişki caizdir. Nitekim âyet-i kerimedeki temizlenmeden kasıt, hayızın bitmesidir. Gusül abdesti alınması değildir.

Soru: Müslüman’ın hanımı ehli kitap ise, gusül abdesti almaya zorlanabilir mi?
Cevap: Müslüman erkekle evli olan ehli kitap hanım, gusül abdesti almak zorundadır. Gusül abdesti almadığı sürece eşi, onunla cinsel ilişki de bulunamaz. Çünkü âyet-i kerime genel ifade etmiştir. Müslüman hanımlarla, gayrimüslim arasında fark gözetmemiştir.

Bu yazı “Hanımlar-Fikhi-Ebu-Malik-El-Misri” den alınmıştır.

Nasihatler

TwitterInstagram

Başa dön tuşu