ATEÅž YAKAR MI?
Okunma : 1658 defa
Bir gün Behlül'e, "Ey Behlül, nereden geliyorsun böyle?" diye sorarlar,
"Cehennemden geliyorum" cevabını verir. Sual sahipleri, "Cehennemde ne işin vardı, niye gitmiştin oraya?" diye devam ederler.
Behlül, "AteÅŸ almaya gitmiÅŸtim ama ateÅŸ yoktu." Nasıl, ateÅŸ yoktu Cehennemde derler? Behlül ÅŸu cevabı verir, onlara: "Evet, der, ateÅŸ yoktu Cehennemde, Cehennemde yanmayacak kimseler için Cehennemde ateÅŸ bulunmaz. AteÅŸte yanmayı icab ettirecek hareketlerde bulunmayan kimseleri Cehennem yakmaz. Gerçi Cehennemde ateÅŸ yoktur ama orada yanmayacak kimseler için yoktur."
Meselâ, İbrahim Peygamberi de ateÅŸe atmışlardı. Atmışlardı ama Allah dostu İbrahim Peygamber'i Nemrud'un ateÅŸi yakmamıştı, yakamamıştı. Çünkü, ateÅŸin yakacağı bir ameli iÅŸlememiÅŸti ki O. Onun içindeki ateÅŸ yakmamıştı O'nu. Yakmak ÅŸöyle dursun bilâkis üÅŸütmüÅŸtü de. Rabbü'l-Âlemîn ateÅŸe:
"Ey ateÅŸ, İbrahim'e serin ve selâmet ol!" (Enbiyâ: 69) buyurmuÅŸtu.
Anlaşılıyor ki insan ateÅŸte yanmasına sebep olacak iÅŸleri yapmamışsa ateÅŸ onu yakmaz. Velev ateÅŸin içinde bile olsa. Rabbü'l-Âlemîn'-in emri olmadıktan sonra ateÅŸ bir ÅŸey yapamaz.
Gavs Abdulhakim El Huseyn-i (K.S.A.) bir sohbetlerinde ÅŸöyle anlatmıştı: "Bir zamanlar bir memlekette çok büyük bir kıtlık olmuÅŸtu. O ÅŸehirde altı çocuk sahibi, fakir, dul bir kadınla çok zengin bir demirci vardı.
Çocuklarına yiyecek bulamayan dul kadın demirciye gidip halini arzeder. "Altı tane yetim yavrum var. Yiyecek bir ÅŸeyler verin" diye ricada bulunur. Demirci: "Olur, veririm ama arzularıma uyman ÅŸartıyla" der. Böyle bir cevap alan fakir kadın, eli boÅŸ olarak aÄŸlaya aÄŸlaya eve döner. O gece kendisi ve çocukları aç olarak yatarlar.
Sabah olur, kadıncağız çocuklarına yiyecek bir ÅŸeyler bulabilmek için erkenden evden çıkar. AkÅŸama kadar dolaşır, dolaşır ama yine de yiyecek bir ÅŸey bulamaz. AkÅŸama eli boÅŸ olarak eve dönerken demirciye uÄŸrar. "Dünden beri açız, yiyecek bir ÅŸeyler ver." diye rica eder. Fakat demirci bir evvelki günkü teklifini tekrarlar.
Kadın ikinci gün de aç olarak evde aç bekleÅŸen çocuklarının yanına döner. O gün de aç yatarlar, Üçüncü gün dul kadın tekrar yiyecek bulmak kastıyla evden çıkar. AkÅŸama kadar dolaşır fakat yine eli boÅŸ kalır. AkÅŸam açlıktan bitkin bir halde demircinin dükkânının önüne gelir. Durumunu arzeder:
"Üç günden beridir ben ve altı çocuÄŸum açız. Artık tahammülümüz kalmadı. Ne olur, bize yiyecek ver." diye yalvarır. Fakat demirci,

"Arzularıma uyarsa istediğini veririm" der.
Açlıktan ölecek duruma gelmiÅŸ kadının gözü önüne altı çocuÄŸunun açlıktan kıvranması gelir. Başı önünde, sürüklene sürüklene, demircinin gösterdiÄŸi odaya girer. Bir müddet sonra odaya giren demirci, kadının yere oturmuÅŸ, hüngür hüngür aÄŸladığını görünce, merhamete gelir, içine Allah korkusu düÅŸer. Kadına,
"Kalk bacım, ne istersen vereceğim, al git." der.
Sevinçten kalkan kadın ellerini kaldırır. "Ey Rabbim, bu adamı dünya ve âhiret ateÅŸinde yakma" diye duada bulunur.
Demirci kadına istediÄŸi kadar yiyecek verir. YiyeceÄŸi alan kadın hemen çocuklarının yanına gider.
Ertesi sabah demirci dükkânını açar. Ocağını yakar. BaÅŸlar çalışmaya. Bir ara ocaktan sıçrayan ateÅŸlerin yakmadığını hayretle görür. Elini sokar ateÅŸe, ateÅŸin içinde kızarıp ateÅŸleÅŸmiÅŸ demirleri elleriyle tutar. Örsün üzerine koyar baÅŸlar dövmeye.
Bunun kerpetensiz olarak elleriyle tuttuÄŸu ateÅŸi eli yanmadan dövdüÄŸünü gören halk, "Aman sen ne büyük bir velî olmuÅŸsun da haberimiz yok. Bu makamı nereden, nasıl kazandın? diye sormaya baÅŸlar. Demirci, "Vallahi, kabul olacak bir duaya muhatap oldum da ondan ellerim yanmıyor." diye soranlara cevap verir.
İşte böyledir. İnsan Allah dostu olur, Allah tarafından sevilirse, ateÅŸ onu artık yakmaz. Yakamaz onu, ateÅŸ nedir ki onu yakabilsin?
"Cehennemden geliyorum" cevabını verir. Sual sahipleri, "Cehennemde ne işin vardı, niye gitmiştin oraya?" diye devam ederler.
Behlül, "AteÅŸ almaya gitmiÅŸtim ama ateÅŸ yoktu." Nasıl, ateÅŸ yoktu Cehennemde derler? Behlül ÅŸu cevabı verir, onlara: "Evet, der, ateÅŸ yoktu Cehennemde, Cehennemde yanmayacak kimseler için Cehennemde ateÅŸ bulunmaz. AteÅŸte yanmayı icab ettirecek hareketlerde bulunmayan kimseleri Cehennem yakmaz. Gerçi Cehennemde ateÅŸ yoktur ama orada yanmayacak kimseler için yoktur."
Meselâ, İbrahim Peygamberi de ateÅŸe atmışlardı. Atmışlardı ama Allah dostu İbrahim Peygamber'i Nemrud'un ateÅŸi yakmamıştı, yakamamıştı. Çünkü, ateÅŸin yakacağı bir ameli iÅŸlememiÅŸti ki O. Onun içindeki ateÅŸ yakmamıştı O'nu. Yakmak ÅŸöyle dursun bilâkis üÅŸütmüÅŸtü de. Rabbü'l-Âlemîn ateÅŸe:
"Ey ateÅŸ, İbrahim'e serin ve selâmet ol!" (Enbiyâ: 69) buyurmuÅŸtu.
Anlaşılıyor ki insan ateÅŸte yanmasına sebep olacak iÅŸleri yapmamışsa ateÅŸ onu yakmaz. Velev ateÅŸin içinde bile olsa. Rabbü'l-Âlemîn'-in emri olmadıktan sonra ateÅŸ bir ÅŸey yapamaz.
Gavs Abdulhakim El Huseyn-i (K.S.A.) bir sohbetlerinde ÅŸöyle anlatmıştı: "Bir zamanlar bir memlekette çok büyük bir kıtlık olmuÅŸtu. O ÅŸehirde altı çocuk sahibi, fakir, dul bir kadınla çok zengin bir demirci vardı.
Çocuklarına yiyecek bulamayan dul kadın demirciye gidip halini arzeder. "Altı tane yetim yavrum var. Yiyecek bir ÅŸeyler verin" diye ricada bulunur. Demirci: "Olur, veririm ama arzularıma uyman ÅŸartıyla" der. Böyle bir cevap alan fakir kadın, eli boÅŸ olarak aÄŸlaya aÄŸlaya eve döner. O gece kendisi ve çocukları aç olarak yatarlar.
Sabah olur, kadıncağız çocuklarına yiyecek bir ÅŸeyler bulabilmek için erkenden evden çıkar. AkÅŸama kadar dolaşır, dolaşır ama yine de yiyecek bir ÅŸey bulamaz. AkÅŸama eli boÅŸ olarak eve dönerken demirciye uÄŸrar. "Dünden beri açız, yiyecek bir ÅŸeyler ver." diye rica eder. Fakat demirci bir evvelki günkü teklifini tekrarlar.
Kadın ikinci gün de aç olarak evde aç bekleÅŸen çocuklarının yanına döner. O gün de aç yatarlar, Üçüncü gün dul kadın tekrar yiyecek bulmak kastıyla evden çıkar. AkÅŸama kadar dolaşır fakat yine eli boÅŸ kalır. AkÅŸam açlıktan bitkin bir halde demircinin dükkânının önüne gelir. Durumunu arzeder:
"Üç günden beridir ben ve altı çocuÄŸum açız. Artık tahammülümüz kalmadı. Ne olur, bize yiyecek ver." diye yalvarır. Fakat demirci,

"Arzularıma uyarsa istediğini veririm" der.
Açlıktan ölecek duruma gelmiÅŸ kadının gözü önüne altı çocuÄŸunun açlıktan kıvranması gelir. Başı önünde, sürüklene sürüklene, demircinin gösterdiÄŸi odaya girer. Bir müddet sonra odaya giren demirci, kadının yere oturmuÅŸ, hüngür hüngür aÄŸladığını görünce, merhamete gelir, içine Allah korkusu düÅŸer. Kadına,
"Kalk bacım, ne istersen vereceğim, al git." der.
Sevinçten kalkan kadın ellerini kaldırır. "Ey Rabbim, bu adamı dünya ve âhiret ateÅŸinde yakma" diye duada bulunur.
Demirci kadına istediÄŸi kadar yiyecek verir. YiyeceÄŸi alan kadın hemen çocuklarının yanına gider.
Ertesi sabah demirci dükkânını açar. Ocağını yakar. BaÅŸlar çalışmaya. Bir ara ocaktan sıçrayan ateÅŸlerin yakmadığını hayretle görür. Elini sokar ateÅŸe, ateÅŸin içinde kızarıp ateÅŸleÅŸmiÅŸ demirleri elleriyle tutar. Örsün üzerine koyar baÅŸlar dövmeye.
Bunun kerpetensiz olarak elleriyle tuttuÄŸu ateÅŸi eli yanmadan dövdüÄŸünü gören halk, "Aman sen ne büyük bir velî olmuÅŸsun da haberimiz yok. Bu makamı nereden, nasıl kazandın? diye sormaya baÅŸlar. Demirci, "Vallahi, kabul olacak bir duaya muhatap oldum da ondan ellerim yanmıyor." diye soranlara cevap verir.
İşte böyledir. İnsan Allah dostu olur, Allah tarafından sevilirse, ateÅŸ onu artık yakmaz. Yakamaz onu, ateÅŸ nedir ki onu yakabilsin?
Etiketler: ATEÅž YAKAR MI?
| İlgili Diğer Başlıklar | |

