Sadat-ı Nakşibend-i
Çok okunuyor!

Kasım bin Muhammed bin Ebubekir (R.A)

Ömer bin Abdülaziz onun için: "Eğer birini yerime halife seçmem icap etseydi Kasım'ı seçerdim" demiştir.

Kasım bin Muhammed bin

İmam Kasım el-Fakih diye de anılır.
Hz. Ebubekir’in torunu idi. Babasının adı: Muhammed
Hem fakih, hem de arif. Tabiinin büyüklerinden. ’de zuhur eden en büyük yedi alimden biri. Diğerleri şunlardı: 1-Harise b. Zeyd b. Sabit Ensari, 2- Said b. Müseyyeb, 3- Urvet b. Zübeyr, 4- Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes’ud, 5- Hars b. Hüşşam, 6- Süleyman b. Yaser.
Annesi , Yezd-i Cerdin kızı olduğundan dolayı, İmam-ı Kasım ile Peygamberimizin (S.A.V) evladından İmam-ı Zeynel Abidin ile teyze çocukları.
Babası Mısır’ da şehit edilince küçük yaşta yetim kalmış ve halası, mü’minlerin annesi, Hz. Aişe (R.A) validemizin yanında büyümüştür.
Halası Hz. Aişe (R.A), Abdullah b. Ömer, İbn-i Abbas, Ebu Hureyre ve Muaviye (R.Anhum) gibi meşhurlardan rivayetinde bulunmuştur.
’ nin (R.A) sohbetinde kemale erdi. Silsile-i Aliyyenin üçüncüsüdür. İmam-ı Cafer hazretleri bunun sohbetinden feyz aldı.
İmam-ı Malik onu methederken: “Kasım bu ümmetin fakihlerinden bir fakihtir” demiştir.

Yahya b. Said: “Medine‘de Kasım’dan üstün bir kimseye yetişmedi” der.
İbni Sa’d: “Kasım, güvenilir idi, alim idi, idi, fakih idi, çok hadis bilirdi, takva ve ver’a sahibiydi” diye kendisini methetmektedir.

Ebuz-Zenad: “Ben Kasım’dan daha çok fıkıh ve hadis bilen kimseyi görmedim” demiştir.
İbni Umeyne onun devrinin en büyük alimi olduğunu söylerken, İbni Said: “Kasım, ilimde önder, fıkıhta otorite, takvaca yüksek ve çok hadis bilen bir zat idi” demiştir.
Ömer bin Abdülaziz onun için: “Eğer birini yerime halife seçmem icap etseydi Kasım’ı seçerdim” demiştir.

Allah (C.C) ve Resulü (S.A.V) namına konuşmanın ve fetva vermenin mesuliyetini müdrik bir zat idi. Şu sözleri bunu açıkça göstermektedir: “insanın Allah (C.C)’ ın hakkını bildikten sonra cahil olarak yaşaması bilmeyerek vermesinden daha hayırlıdır.
“Her sabah mescidi Nebiye gelir, iki rekat namaz kılar sonra Resulullah (S.A.V)’ ın minberi ile kabri arasında oturur, kendisine sorulan meseleler hakkında fetva verirdi.
Daima düşünceli ve haşyetli. başı daima bir tarafa eğik dururdu. Gözlerinin yaşı durmaz akardı.

H. 31 yılında tevellüd etti. H. 101 veya 106 yılında ile Medine arasında Kadîd denilen yerde vefat etti.
Mübarek uzun boylu, iki tarafı seyrek siyah sakallı, siyah gözlü idi

Etiketler

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir

İlgili Makaleler

Arkadaşınla Paylaş