
Cuma hutbesi sırasında hatibin yaptığı duaya sesli ve kalabalık bir şekilde bağırmadan, içten ve sessizce “amin” denilebilir.
Hutbe okunurken cemaatin sessizce hatibi dinlemesi esas olduğundan, yüksek sesle bağırmak veya normal bir konuşma yapmak uygun değildir.
Ancak duaya eşlik etmek amacıyla elleri kaldırmadan, sessiz ve gizli (içinden) bir şekilde “amin” denmesinde bir sakınca yoktur.
Hutbe Adabı ve Kuralları
Sessizlik Esastır:
Hutbe dinlenirken cemaatin konuşması mekruh veya haram kabul edilmiştir.
Bu nedenle yanıdakilerle sohbet edilmez, selam alınmaz veya başka bir zikirle sesli meşgul olunmaz.
Sessiz Katılım: Hatip dua ederken cemaat, ortamın sessizliğini ve hutbenin disiplinini bozmayacak biçimde, içinden sessizce amin diyebilir.
Salavat Durumu: Hutbede Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) ismi geçtiğinde de açıktan sesli salavat getirilmez, içten ve sessizce salat-ü selam okunur
Hutbeyi okuyan kimse duaları açık veya gizli okuyabilir. Ancak açıktan dua ettiği zaman cemaat amin diyecekse bunu gizli yapar. Böylece cemaatin amin demesine engel olmuş olur. Çünkü, hutbe okunurken insanların konuşmaları, tesbih çekmeleri, aksırıp “elhamdulillah” diyene “yerhamükallah” demeleri, selam almaları ise mekruhtur.
Hutbede duada bulunmak sünnettir. Ancak bu dua esnasında cemaatin susması daha uygun olur.
(Buhârî, Cuma 36, Müslim, Cuma 11)
Cuma günü hatibin dikkatle dinlenmesini, “hatip minbere çıktığı andan namaz bitinceye kadar” bir bütün olarak değerlendiren Hanefiler, namazda haram olan her şeyin hutbede de haram olduğunu esas alarak; cemaatin konuşmayıp susması, selam alıp vermemesi, nafile namaz kılmaması gerektiğini, ancak hutbede dua edilirse veya Hz. Peygamber (asm)’in ismi zikredilirse gizlice salâtü selam okunabileceğini ve hatibin duasına yine gizlice kendi işitebileceği bir sesle ‘âmîn’ denebileceğini söylemektedirler. (Alâuddin İbn Abidin, el-Hediyyetü’l-Alâiyye, 155-156).

