Büruc Suresi

Büruc Suresi

(Türkçe meal dinlemek için oynatıcı üzerindeki ileri tuşuna basın)
(Telefon-Tablet Kullanıcıları Oynatma Tuşuna Tıklayınız.)

Büruc Suresi

Kuranı Kerim’in 85.suresi olan Büruc Suresi
Şems suresinden sonra Mekke’de inmiştir; 22 ayettir. “Büruc”, burc kelimesinin çoğuludur. Surede burçları olan gökyüzüne, kıyamet gününe ve o güne tanıklık edecek olanlarla, yine o gün müşahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra Yemen’de geçmiş bir olaya temas edilir: Yahudi Zûnuvas ve adamları, yahudiliği kabul etmeyen Necran hıristiyanlarını, Hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. Bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir.

Bir önceki surede olduğu gibi burada da yeminle söze başlanarak müminleri inançlarından dolayı ateş dolu çukurlara atıp yanmalarını seyreden zalimler kınanmakta ve âhirette hak ettikleri cezaya çarptırılacakları haber verilmektedir.

Büruc kelimesi “açığa çıkmak, görünmek, saray ve köşk” anlamlarına gelen burcun çoğuludur. Astronomi terimi olarak burç, güneşin bir yılda takip ettiği düşünülen yörüngenin içlerinden geçtiği, belli sembollerle gösterilen on iki takım yıldızından her birini ifade eder. Modern astronomide “yıldız kümeleri” veya “galaksiler” olarak anlamak mümkündür (ayrıca bk. Hicr 15/16; Furkan 25/61). 2. âyetteki “vaad edilen gün”den maksat, kıyamet günüdür (Taberî, XXX, 82; Kurtubî, XIX, 283).

“Tanıklık eden ve edilen” diye çevirdiğimiz 3. âyetteki şâhid ve meşhûd kelimelerini müfessirler farklı anlamlarda yorumlamışlardır. Bunları kısaca şöyle sıralamak mümkündür:
a) Şahit Allah, meşhûd yaratıklardır;
b) Şahit Hz. Muhammed, meşhûd onun ümmetidir;
c) Şahit Hz. Muhammed’in ümmeti, meşhûd diğer ümmetlerdir;
d) Şahit peygamberler, meşhûd ümmetleridir;
e) Şahit koruyucu melekler, meşhûd insanlardır;
f) Şahit bütün insanlar, meşhûd kıyamet günüdür; g) Şahit Allah ve melekler, meşhûd da Allah’ın birliği ilkesidir. Bunlardan başka yıldızların, Hacerülesved’in, arefe, cuma ve pazartesi günlerinin şahit ve meşhûd olduğu yolunda görüş ileri sürenler de vardır (bk. Kurtubî, XIX, 283-285; Ateş, X, 392-394). Bir önceki ayette kıyamet gününün geçtiği dikkate alındığında “şahit” ile insanların amellerini görüp bilen ve sonunda karşılığını verecek olan Allah Teâlâ’nın, meşhûd ile Allah’ın durumlarını görüp bildiği ve buna bağlı olarak âhirette sorgu ve yargıdan geçireceği insanlar ve onların işlerinin kastedildiği düşünülebilir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.

1. Burçlara sahip gökyüzüne,

2. Geleceği bildirilmiş olan güne,

3. (O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,

4. Kahroldu o hendeğin sahipleri,

5. O çıralı ateşin ,

6. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar,

7. Müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.

8. Onlardan, sırf, azîz ve hamid olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.

9. O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisine aittir, ve Allah her şeye şahittir .

10. Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.

11. İman edip salih ameller işleyenlere ise, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.

12. Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir.

13. Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir.

14. O, çok bağışlayan ve çok sevendir.

15. Şerefli Arş’ın sahibidir.

16. Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.

17. Orduların, haberi sana geldi mi?

18. Yani Firavun ve Semud’un

19. Doğrusu inkârcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.

20. Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

21. Hayır o şerefli bir Kur’an’dır.

22. Levh-i Mahfuz’dadır.

Buruc Suresi

BENZER YAZILAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend