Sadat-ı Nakşibend-i

Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V)

O, arz üstünde insanlığın ilk gününden bugüne yapılmış ve bundan sonra da kıyamete değin yapılacak inkılabat içinde kendisine bütün cephesi ile -İNKILAB- denilecek inkılabın organizatörü ve tek komutanı.Son yüzyılda bir inkılab furyasıdır kopuyor, ancak biz inkılab kelimesinin anlamına bütünü ile vakıf olmadığımızdan, birçok kavramda olduğu gibi, inkılab kavramında da kargaşadan kurtulamadık.
O, yaptığı inkılabla, çok kısa bir zaman içinde çölün en vahşi bedevî insanını, insanlığa efendi etti. Hem de bu vahşiler cemaatten cemaata ona koşuşarak…O kendinden evvel gelen bütün semavi kitapların tasdiki ile Enbiyanın işareti ile bundan öte, kendi zamanında Alayilliyyinde sancak açmış en sadık sıddık dosttan, Esfelesafilinde taht kurmuş Ebu Cehil’e kadar, tüm insanlar tarafından -Emin- sıfatına hak kazanmış ve kıyamete kadar da tüm insanlar onu bu sıfatla yad edecekler.

İşte O Emin: MUHAMMED’UR RESULULLAH

O nasıl anlatılabilir ki, her lahzada zemin, Kelime-i Tayyibe ile beraber Onu zikretmekle ihtizaza geliyor. Nasıl mı? Çok basit; Onun izinden gitmekle en yüce şerefliler listesine geçen Bediüzzaman’ı dinleyelim: “İhtilafı metali” (güneşin doğuş saatlerinin ayrılığı sebebiyle zemin yüzünde ezansız bir zaman yoktur.”

Şimdi anlaşıldı mı onun zaman ve mekan üstünlüğü?

İşte O: MUHAMMED’UR RESULULLAH

Yine Üstad Bediüzzaman’ın tabiri ile: “Evet mademki, O, dost ve düşmanın ittifakı ile iyi ahlakın en yüksek bir makamındadır.

Ve madem yine ittifak ile insanlık içinde en meşhur ve mümtaz bir şahsiyettir.

Ve madem yine binlerce mucizenin işareti ile ve meydana getirdiği İslam aleminin mükemmel halinin şahitliği ile ve açıklayıp tercümanı olduğu Kur’an-ı Hakim’in hakikatlerinin tasdiki ile en mükemmel bir insanı kamil ve mükemmel bir mürşittir.
Ve madem Ona uymanın semeresi ile milyonlarca kamil insan bu mükemmellik mertebelerinde yükselip iki dünya saadetine ermişler.
Elbette O zatın sünneti, hareketleri, uyulacak en güzel örneklerdir. Ve tatbik edilecek en sağlam rehberlerdir. Ve düstur kabul edilecek en güçlü kanunlardır.”

Yukarıda yazılanların tümünün sahibi 0:

MUHAMMED’UR RESULULLAH

Nihayet deriz ki, Onu Kur’an haricinde övmeye çalışan tüm övgüler eksiktir. Bizim yaptığımıza gelince; İmam-ı Rabbani’nin deyimi ile “Ben Onu övemem ki, asıl övgüye ulaşan Onu methettiğim için sözlerimdir.”

Yukarda anlatılan manadadır sözlerimiz böyle biline..En nihayet Onun için, Şairin deyimi İle diyoruz:

Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim
Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Kapalı
Kapalı