Anasayfa » Kitap Tanıtımları » Vird Ne Demektir?

Vird Ne Demektir?


Okunma Sayısı:36146
Pin It

“Eğer kurban, sen himmet etmezsen,bu vird Allah katında makbul bir zikir olmaz” diye düşünürse işte bu acizlik hali, Allah Teala’nın çok daha hoşuna gider.

Hatme/Hatim Ne Demektir? Vird Ne Demektir?

Nakşibendilik yolunda vird, günlük ders olarak yapılan zikirdir. Bu ders, müridin kalbindeki manevi hastalıkları yok etmesi için verilir. Vird, kişiye özel verilen zikir dersidir. 24 saat içinde bir defa yapılır. En azı 5000 defa kalp üzerinde Allah adı zikredilir. 21.000′den sonrası 101.000′e kadar “letaif zikri” adı verilir. Bundan sonra da nefiy ve ispat (kelime-i tevhid zikri) adıyla zikir yapılır. Vird, kalpten Allah’ı zikretmenin adıdır.

İzin Alarak Vird Çekmenin Önemi

Vird dersine, sofiler arasında “tesbih çekmek” adı da verilir. İnsan kendi başına tesbih çekse beklenen faydayı göremez. Hatta zarar bile görebilir. Bu yola girmeden önce veya girdikten sonra kendi başına hareket ederek, usulüne uygun davranmayan bazı müridlere şeytan musallat olmuş olabilir. Ancak kamil bir mürşidin izniyle ve usulüne göre yapılan zikirde bu duruma rastlanmaz.
Vird ve varidat, aynı kökten türetilmiş Arapça iki kelimedir. Varidat, kalbe gelen ilham ve manevi feyizler demektir. Çünkü mürşid-i kamil, müridine zikir dersi verirken (telkin) zikirden meydana gelen varidatı da bilir. Mürşid-i kamil, mürid nasıl zikretmesi gerekiyorsa ona göre ders verir. İnsanın manen kaldırabileceği kadar ders verir. O zaman mürid zarar görmez. Yoksa kişi, kendi başına istediği yapmaya kalkarsa faydadan çok zararını görebilir.

“Vird tedavi etmelidir. Eğer mürid, virdini tamamladıktan sonra, ‘Ben bu günahkar halimle Allah’ı zikretmeye ehil değilim. Eğer kurban, sen himmet etmezsen, bu zikir Allah katında makbul bir zikir olmaz’ diye düşünürse işte bu acizlik hali, Allah Teala’nın çok daha hoşuna gider. Bu, şaka değil, oyun değil, belki de müridin Allah katında en makbul amelidir.” Gavs-ı Sani hazretleri (K.S)

Bu yolun büyüklerinden Gavs-ı Bilvanisi hazretleri (K.S) bir sohbetinde, “Bir kimse, mürşidinden habersiz 100.000 kere tesbih çekse, bir kimse de mürşidinden talimat alarak yine 5000 defa tesbih çekse, 5000 defa tesbih çeken daha fazla istifade etmiş olur” buyurmuştur. Çünkü vird-den maksat, kalbin manevi olarak çalışmasıdır. Sûfi, kalp virdini çekerek letaiflerinin harekete geçmesini sağlamış olur.

Letaif Ne Demektir?

Letaif, “insan bedeninde yer alan bazı zikir merkezleredir. Bu merkezler sayesinde insan bedeni zikreder hale gelir. Çünkü her insan bedeni toprak, su, hava, ateş ve nefisten meydana gelir. Bunlar yaratılmış maddi alemden birer parçadır. Onun için bunlara “halk alemi” denir. Diğer beş özellik daha vardır ki bunlar kalp, ruh, sır, hafi ve ahfadır. Bunlara da “emir alemi” denir. Emir aleminin maddi bir şekli yoktur. Yüce Allah insanı, bu on özelliği ile yaratmıştır. İnsandan kemal/manevi olgunluk istenmektedir.
İnsan bedeninde emir aleminin letaif yerleri şöyledir: Sol memenin dört parmak altı, kalptir. Sağ memenin dört parmak altı ruh letaifinin yeridir. Sol memenin iki parmak üstü de sır letaifinin, sağ memenin iki parmak üstü ise hafi letaifinin yeridir. Göğüs kafesinin üst ucu yani gırtlak çukurunun olduğu yer de ahfa yeridir. Nefsi letaifi iki kaşın orta yeridir. Bütün letaiflerin merkezi kalptir.

İnsan bir mürşidin nazarını alınca, içindeki nefsin gücü azalmış; yani nefis felç olmuş gibi olur. İki kaşımız arasında bulunan nefsin başı ile iki kürek
kemiği arasında yer alan nefsin ayakları toparlanmaya başlar. Etkileri azalır. O zaman letaifler yükselmeye başlar. Nefis de onlara tabi olur. Bu sayede nefsin kötü sıfatı değişmeye başlar.

Virdin Faydası

Bu yolda, ömründe doğru dürüst bir ibadet yapmamış, kötülüklerin hepsini işlemiş, tesbihini de samimiyetle ilk çektiği gün, bütün eşyanın zikrini duymaya başlamış kişiler vardır. Bundan daha güzel olanı şudur; bu yolda, Rabbül aleminin aşk ve muhabbeti, zikir ile kalpte nasıl devamlı tutulacağı öğretilir.
Vird çekerken mürid, lisan-ı hal ile, “Göklerin ve yerin Rabb ‘i kimdir?” (Ra’d 13/16) buyuran Rabbimiz’e, “Allah’tır” diyerek cevap vermiş olur. Zira kalbimiz, yüce Allah’ın evidir. Biz de ayette geçtiği gibi, “De ki, Allah” (Ra’d 13/16) sırrınca, “Allah” diyerek bu evin kapı tokmağını vurmuş oluruz.

Virdin Temel Özelliği

Kalp Allah’tan (C.C) başka her şeyi unutursa, gerçek kulluğun gereği olan her şey kendiliğinden kalbe dolar. Çünkü kalp görülmeyen, tutulmayan bir şeydir, yani madde değildir, yer kaplamaz. Ancak yürek dediğimiz et parçası farklıdır.
Tasavvuf, kalbin ıslah edilmesiyle ilgilenir. Kalbin yürekle ilgili olan kısmı, aklın beyin ile olan ilgisine benzer. Mesela bir şişeye hava sokmak için uğraşmak gerekmez. Şişedeki sıvıyı boşaltmak yeterlidir. Şişedeki sıvı boşaltılınca hava da kendiliğinden içeri girer. Kalp de buna benzer. Mahlûkların sevgisi hatta düşünceleri kalpten çıkarılınca oraya Allah (C.C) sevgisi, nuru, feyzi, marifeti kendiliğinden girer.

Onun için bu yolun büyükleri virde, gizli zikir özelliği ile bakmışlardır. Çünkü zikir gizli olarak yapıldığı zaman pek çok kalbi hastalıktan kişiyi kurtarır, ıslah eder. Mesela sadat-ı kiram efendilerimiz vird esnasında, “Vesvese gelirse onu kovmaya çalışmayın. Zira aslında vesvesenin bir zararı yoktur. Siz vesveseye hiç aldırış etmeyin, ona itibar etmeyin ve düşünmeyin. Onunla alakadar olup durmayın. Fakat virdi çekmeye devam edin. Çünkü vird çekmeye devam ederseniz, zikrin nuru meydana gelir ve bu nur kalbe tesir eder” buyurmuşlardır.
Çünkü insanın kalbine tesir eden kelimeler değil, onun içindeki nurdur. Kalbe nur girdi mi vesvese de kaybolur. Bu sebeple mürid, virdi çekmek için gösterdiği gayretten dolayı vesvese geldiğini bilmelidir. Sevgili Peygamberimiz (SAV) buyurmuş:

“İnsanı korumakla görevli (hafaza) meleklerinin işitmediği gizli zikir, onların işittiği (açık) zikirden yetmiş kat daha faziletlidir.”

Vird Ne Zaman Çekilir?

Virde başlama ve bitirme saati çok önemlidir. Mürid bir vakti (sabah, öğlen, ikindi, yatsı) belirleyip ona niyet ederek kendine o vakti adet edinmelidir. Bu kimse arada bir (uyuyakalmış, hasta olmuş, ve benzeri) belirlediği vakte riayet edemezse bir şey olmaz. Efdal olan imsaktan imsağadır. Vird dersi yirmi dört saat içinde tamamlanır. Yukarıda söylediğimiz gibi başlangıç saati ile bitirme saatini herkes kendi durumuna göre ayarlayabilir. Malum; oruç tutarken imsak vakti girince, eski gün de bitmiş oluyor. İmsak vakti başladığında nasıl ki yemek ve içmek sona eriyorsa; aynen bunun gibi, virde başladığımız saatten yirmi dört saat sonrasına kadar zikir yapabiliriz. Ancak 24 saat bitince, yeni günün vazifesi başlamış olur.

Şeyh Abdurrahman-ı Tahi hazretleri (K.S) buyurdu: “Virde sabah ve akşam vakti arasında herhangi bir vakit tahsis edilmesi gerekir. Çünkü bu güneşin doğuşu ile batışı vaktinde ve ikisi arasındaki zamanı ihya etmek, bu yolun büyüklerine göre en mühim işlerdendir. Hatta büyükler bu işi, tarikatta farz kılınmış namaz gibi önemli görmüşlerdir.”

Vird Nasıl Çekilir?

Vird tesbih ile çekilir. tesbihi sağ elimize alırız. Daha önce letaifte tarif ettiğimiz şekilde kalbimizin hemen alt kısmına elimizi koyup dilimizi damağa yapıştırarak her bir tesbih tanesini “kalbimizden” Allah Allah diyerek çeviririz. Bunu söylerken dilimizin damağımıza yapışık olmasına dikkat ederiz. İçimizden söylediğimiz Allah kelimesinin manasını düşünürüz. Kalbin illa o kelimeyi söyleyip söylememesi mühim değildir. O mananın kalbe yerleşmesi lazımdır.
Burada kıymetli olan, kalbin her seferde atışına uygun olarak “Allah… Allah…” demesi değildir. Asıl önemli olan, “Allah” manasının kalbe yerleşmesidir. Bu mana kalbe yerleşince, kalbin devamlı Allah’ı hatırlama kabiliyeti ortaya çıkmış olur.

Mananın kalbe yerleşmesinin anlamı şudur: Diyelim ki yalnız kalbin atışı ile beraber olarak Allah kelimesi söylenmiş olsa; normal bir kalp dakikada altmış kere atar. Biz de dakikada altmış kere “Allah… Allah…” demiş oluruz. Ama mana oraya yerleşirse kesintisiz binlerce kere “Allah… Allah…” diye zikir meydana gelir. Onun için biz, yalnız kelimenin manasını düşünüp bu manayı kalbe yerleştirmeye gayret ederiz. İnsan o manayı kalbe yerleştirdiği zaman artık o kelimeyi söyleyince artık kelimenin anlamına takılıp kalmaz.
Peki, “Allah” kelimesinin manası kalbe yerleşince ne olur? İşte o zaman Peygamber Efendimiz’in (SAV) tarif ettiği “ihsan makamı” elde edilmiş olur. İhsan makamına ulaşan kişi, sanki devamlı Allah Teala’yı görür gibi yaşamaya çalışır.

“Mürşidin sureti, göz önüne gelmediğinde rabıta yaparken acele etmeyin. Virdin başında ve sonunda mürşidin sureti göz önüne gelmese de rabıta yapmak gerekir; işlediğin günahı düşün.” Şeyh Abdurrahman-ı Tahi hazretleri (K.S)

Vird İnsana Ne Kazandırır?

Bu yolun büyükleri, kalbi, boş bir kaba benzetirler: “İnsan, bir kamil mürşide tabi olmadan önce nefis, bu kabın içerisine dünya düşüncesini ve sevgisini doldurur. Halbuki Rabbü’l-alemin kalbi, kendi sevgisinin ve zikrinin doldurulması için yaratmıştır. Aksi halde nefis, insan kalbini yaratılış gayesinden başka şeyler için kullanmaya başlar.”
İşte sadat-ı kiram, kalpteki yaratılış gayesine uygun olmayan, işe yaramaz şeyleri kalpten çıkarırlar. Onların yerine Allah Teala’nın sevgisinin, zikrinin kalbe yerleşmesi için bize bir usul gösterirler.

Zikir çekmeyen (gerçek manada) Nakşibendi olamaz.” (Gavs-ı Sani hazretleri K.S)

Bu vird dediğimiz tesbih çekme işi, kalpteki dünya sevgisini yavaş yavaş çıkartır. Yerine Allah Teala’nın gerçek sevgisini koymaya başlar. Kalp zikri tamam olunca da letaiflere geçilir. Tesbih bu sefer letaifler (vücudun manevi zikir merkezleri) üzerinde çekilir. Letaif zikri çekenler de tesbih çeker. Nihayet letaif zikri de bir müddet sonra biter. Kalp zikri dediğimiz ders, maksat hasıl oluncaya kadar devam eder. Netice manevi hastalıklardan kurtulmaya bağlıdır. Hastalıklar geçince ne olur? Mürid de insan-ı kamil olur, eğer ilmi icazeti varsa insanlara irşad etme izni verilir.

Kamil mürşidler, evliyalar mutlaka bu safhalardan geçmişlerdir. Bu makamları geçen kişilere, dışarıdan baktığınızda bir değişiklik göremezsiniz. Onun için insan, evliyayı karşısında görse hemen ayırt edemez. Çünkü değişiklik içeride kalpte olur. Değişiklik içte olduğu için insan dışarıdan bakmakla bir şey anlamaz. Şeyh Abdurrahman-ı Tahi hazretleri (K.S) buyurdu:

“Yüce Allah bir kimseye, fazilet ve ihsanıyla bu yola girmeyi, bir şeyhi sevmeyi, ilahi muhabbetten içirmek suretiyle iyilikte bulunmuş olsa, bu yolun büyükleri, o kişide ihlas, muhabbet ve teslimiyet meydana gelmesi için bu halin peşinden vird dersi verirler.”

Sadat-ı kiram efendilerimiz, kalplerdeki hastalıklardan bizi kurtaracak manevi doktorlardır. Doktorun verdiği reçeteyi takip etmek lazımdır. İnsan kendi aklına göre günde şu kadar Kur’an okursam, şu kadar salavat çekersem, şöyle yaparsam şöyle sevap olur, böyle sevap olur, diyerek bu seviyeye gelemez. Çünkü bunların bizi nasıl tedavi edip etmeyeceğini bilmiyoruz? Hangisi yapılırsa daha faydalı olur, biliyor muyuz? İlacın dozunu doktor biliyor, doktorun dediğini yapmak gerekir.
Peki, bizler Allah’tan haşa uzak mıyız? Elbette değiliz; zira müslümanız. Burada anlatmak istediğimiz, Müslümanlığın değerinin nasıl artacağıdır. Çünkü Allah Teala her zaman kullarına yakındır. Ama biz, Allah’a yakınlaşmıyoruz. O devamlı bizim yanımızda olduğu halde biz O’nu her zaman hatırlamıyoruz. Niye? İçimizdeki manevi hastalıklardan … Halbuki insanın asli görevi, Allah’ı her zaman hatırlamak ve anmaktır.

Pin It

“Eğer kurban, sen himmet etmezsen,bu vird Allah katında makbul bir zikir olmaz” diye düşünürse işte bu acizlik hali, Allah Teala’nın çok daha hoşuna gider. Hatme/Hatim Ne Demektir? Vird Ne Demektir? Nakşibendilik yolunda vird, günlük ders olarak yapılan zikirdir. Bu ders, müridin kalbindeki manevi hastalıkları yok etmesi için verilir. Vird, kişiye özel verilen zikir dersidir. 24 …

Konu Hakkındaki Görüşler

Beğeniler

Özet : Konu hakkındaki beğenileriniz

Okuyucu Oyu: 4 ( 20 Oy)
0

Gavs-ı Sani hazretleri (K.S) buyurdu: “Gönlün gıdası
zikirdir. Günahlar, şeytanın
gıdasıdır. Kalbini diriltmek ve
beslemek isteyen kimse, yüce
Allah’ın zikrine devam etmelidir.
Günah işleyenler, kalplerini
zayıflatıp şeytanı kuvvetlendirmiş
oluyorlar. Şeytanı kuvvetli olanın
da dini zayıf oluyor.”

Mürid vird çekmeye başlayınca, daha önceden bedenimizi kendi bildiği gibi çekip çeviren nefis, bu defa zayıflamaya başlar, yalnız kalır. Bedenin organları da ibadet etmekten zevk alır. Çünkü “halk alemi”nden olan nefis, “emir alemi”nden olan kalp karşısında mağlup olmuş ve onun emrine girmiş olur. Onun için de beden ibadet etmekten haz duymaya başlar. Bu yüzden vird çok önemlidir.

Gavs-ı Hizani hazretleri (K.S) buyurdu: “Nafile amelleri, kamil bir mürşidden izin almadan kimse yapmasın. Eğer kamil bir şeyh bulamaz ise o zaman istifade etsin.”

Hamdolsun alemlerin Rabb’ine, Salat ve selam O’nun Habib-i Ekremi’ne, aline ve ashabına …

Ahmet ÇAĞIL & Mehmet ILDIRAR

İlgili Bağlantılar

A’li İmran Suresi

A’li İmran Suresi Medine’de nazil olmuştur. 200 ayettir. Hz. Meryem’in babasının mensup olduğu İmran ailesinden söz edildiği için sure bu adı almıştır. A’li İmran Suresi (The Family Of Imran) Kuranı Kerim’in 3.suresi olan A’li İmran Suresi Meali Sure-i Âl-i İmran Medine’de nâzil olmuştur. 200 (İki yüz) âyettir. 34-37. âyetlerde Hz. Meryem’in babasının mensup olduğu İmrân ailesinden …

Ahde Vefa ve Hizmette Sabır

Gavsımız geçenlerde sohbetinde buyurdu ki: “Şeytanı kandıran nefistir. Allah Teâlâ şeytana Adem’e secde et diye emretti, hemen nefis devreye girip.. Hepimiz Allah’ın kuluyuz. Ruhlarımız yaratıldığında Allah’a verdiğimiz sözün gereğini yerine getirmemiz lâzım. Buna ahde vefa diyoruz. Abde vefa ile ahde vefa genellikle birbirine karıştırılıyor. Esas konumuz ahde vefadır, abde (kula) vefa …

22 Yorum

  1. ben virdlerimi esmaul husnalardan isimlerle 4 gruba ayirdim, hergun farkli bir grubu ceksem olurmu , yoksa virdde hergun ayni seyleri cekmek mi zorundayiz ?

    • Nasihatler.Com

      Size vird dersini kim verdi?
      Eğer bir Allah dostu vermedi ve kendi bildiğinize çekiyorsanız bir fayda göremezsiniz. Vird’in maksadı Allah’ın rızası ve nefsin islahı içindir. Bu da ancak bir Allah dostunun rehberliğinde mümkün olur.

  2. S.A benim bir sorum olacak cevap verirseniz memnun olurum inşallah. Vird alacağım Allah nasip ederse. Vird esnasında sadatların isimlerini tek tek okurken hepsinin sonuna “K.s ” getirmek zorunlulugu var mıdır ?

  3. Namaz ve zikir esnasında şeyh düşünülür mü ? caiz midir ? Şeyhi düşünmek şirk midir?

    • Nasihatler.Com

      Birincisi; eğer gücünüz yetiyorsa namazda Allah ile birlikte olursunuz.
      İkincisi eğer buna gücünüz yetmiyorsa sizi Allah’a ve Resulullah’a ulaştırabilecek bir Allah dostunun yardımı ve himmeti ile birlikte olursunuz.
      Üçüncüsü ile sakın birlikte olmayın çünkü o şeytandır.
      Şimdi hangisi şirk oluyor ise ona siz karar verin.

  4. Allah razı olsun sizlerden kardeşlerim

  5. Allah razı olsun

  6. ÇOK GÜZEL KARDEŞİM ALLAH RAZI OLSUN İKİ SORUM OLCAK VİRD VESVESEYİ DEF EDER Mİ VE VİRD BÜYÜYÜ VEYA SİHRİ ETKİSİZ HALE GETİRİR Mİ? LÜTFEN CEVAP BEKLİYORUM

    • Nasihatler.Com

      Vird Allah için yapılan bir zikirdir. Faydaları makalede yazılıdır.
      Sihir, büyü her zaman mevcut olmayabilir. Bazen insanlar nefislerinden geleni sihir, büyüden bilmektedirler.

  7. 6 ay önce ders aldım az çektim nasıl başlamalıyım
    ve tesbıh çekmeye alişkın değilim devamlı akloımdan sayıyorum tesbıhle vird çekmek şart mı

    • Tasavvuf yolunda ilerlemek ve Allah’a yaklaşmanın en kolay ve kısa yolu bu vird den geçmektedir.
      Gafletle çekildiği zaman insan sıkılmakta ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelmektedir. Buna saymak da dahil..
      Vird’i çekmeye başlamadan önce “Allah için” oraya oturulduğu tefekkür edilip niyet edilirse ve o minval üzere rabıta da yapılırsa mürşidin himmeti gelir inşallah.
      Bu yolda sabır gerekiyor.

  8. Selamaleyküm. Yıllar önce bir sofinin zorlaması ile görevli kardeşimizden 5000 vird almıştım. Fakat düzenli çekemedim ve terkettim. Şimdi ise isteyerek tekrar başlamak istiyorum. Ne tavsiye edersiniz?

  9. selamün aleyküm,
    yaklaşık 2 haftadır vird çekmedim.ne yapmalıyım.olduğu gibi mi çekmeliyim yoksa yeniden vird dersi mi almalıyım.Allah razı olsun…

  10. virdin kazası olur mu?diyelim ki 7000 çekiyosun, 8 gün aksattığın oldu peş peşe değil ama bu 8 gün.9000 e geçmeden bu 8 günün dersini çekiyo musun?yoksa direk 9000 e geçiyo musun?

    • Nasihatler.Com

      Virdin kazası olmaz.Size verilen ders miktarı neyse onu çekersiniz. Virdinizi artırmaya yetkili kişiden başkası (Gavs Hazretleri veya vekilleri) sizin virdinizin sayısını artıramaz.Sormadan kendi kendine ders artırmak ileri götürmez aksine geri götürür. Vird manevi bir ilaçtır, zamanında ve belirlenen miktarda alınmazsa vücut hasta olur.

  11. Allah razı olsun..

  12. Allah razı olsun, çok faydalı oldu.

  13. Yeni talimat kağıtlarında k.s. yazıyor. Söylense hoş olur insallah..

  14. S.A. ben yeni sofi oldum ama o ortamdaki yapilan gaflet mi deyim cahillik mi deyim (sirk) demiye dilim varmiyor
    beni urkuttu bilhassa cezbe hali hic hos bir goruntu degil bir bayana Allah icin dokulen bir goz yasi cok guzel yakisir bir tefekkur bir zikir bir muhabbet v.s …..
    ama ( cezbe ) sanki cin carpmis gibi bagirmalari kendinden gecmeleri o dagilan sac bas hic yakismiyor
    bir hanima ….
    birde hosuma gitmeyen su yanlissa birileri duzeltsin
    cennete giden yol menzildenmi geciyor.?
    menzildekiler beratini almis mi?
    Amelinden emin cenneti garantilemis mi ?
    lutfen beni aydinlatin . ben (yeni sofi oldum yeni musluman olmadim kimse beni yanlis anlamasin)

  15. Nasihatler.Com

    Sofiliğiniz hayırlı olsun. Cezbe ile ilgili Gavs-ı Sani Hazretlerinin yapmış olduğu açıklamayı ve konu hakkındaki görüşleri http://www.nasihatler.com/nasihatlerden/duduklu-tenceredeki-cezbe.html den okuyun.
    Cennete giden yol tanımlamasından ziyade yolu kısaltmak dersek daha doğru bir açıklama olur. Seyda Hazretleri Menzil’e gelen sofilere “Allah’a ulaşmak için yürüyerek gitmek, araba ile gitmek ve uçak ile gitmek” arasındaki farkları anlatırken Menzil’e bağlı olan sofilerin Peygamber Varisi ve evladı olan bu Seyyid zatların hatırına ve hürmetine, Allah Teala’nın yolu kısaltıp kolaylaştırdığını ifade etmiştir.

    Allah Teala size büyük bir imkan tanıyıp sizi sofi kılmış ve sevdiği dostunun kapısına “emanet” etmiş.Zamanı geldiğinde sizi tekrar oradan almak istediğini mealen bildirmiş. Sofiliğin gayesi; insanlara faydalı olarak yaşamak ve yaşadığımız bu dehşetli fitne asrında herhangi bir küfür ve belaya maruz kalmadan can emanetini teslim etmektir. Sorduğunuz diğer soruların cevabı ise; sizin en büyük iki düşmanınız olan şeytan ve nefs size sayısız soru sorarlar ve girdiğiniz yoldan sizi soğutup kaçırmak isterler. İnsanların olmayacak kusurlarını gözünüze sokarlar. Ama asla sizin kusurlarınızı size göstermezler.

Mesaj Yazın

E-Mail adresiniz sadece bizde kalır.Gerekli Alanlar İşaretlidir *

*


altı + = 7

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>