Onu selamlamak

onu selamlamak

SALAT VEFA GEREĞİDİR

Her fırsatta Hz. Peygamber’e (SAV) salatü selam getirmek, ona karşı vefa gereğidir. İnsanlık ona karşı borçludur. Zira insanlık yüce Allah’ı onun vasıtasıyla tanıdı, yaratılış gayesini ondan öğrendi. Allah Teala da ona salatü selam getirmemizi emrederek vefa borcumuzu hatırlatıyor. Dolayısıyla her mümin, o vefa abidesine her an salatü selam getirerek vefakar olmalıdır. Hiç şüphesiz o, kendisine salatü selam gönderen vefalı ümmetini bütün acziyet ve kusurlarıyla birlikte unutmayacaktır. Çünkü o vefalıların efendisidir.

SALAT SEVGİ TEZAHÜRÜDÜR

Hz. Peygamber’e (SAV) salatü selam getirmek, ona gösterilen sevgi ve muhabbetin bir tezahürüdür. Ona olan muhabbet ve alakamızı salatü selam getirmekle izhar etmeliyiz. Zira insan sevdiğini dilinden düşürmez; onu her fırsatta anar. İnsanın en fazla sevip sayması gereken şüphesiz Allah Teala’dır. O’na beslenecek muhabbeti ve hürmeti bir başka muhabbet ve hürmetle kıyaslamak elbette mümkün değildir. Fakat ilahi sevgiyi elde edebilmenin yolu, Hz. Peygamber’e (SAV) muhabbetten geçer. Nitekim Cenab-ı Hak bu hususu şöyle beyan etmektedir:

“Ey resulüm, de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (A-li imran 3/31).

Zaten Hz. ReSÛlullah’a (SAV) salatu selam getiren her mümin, ona duyduğu aşk ve muhabbetini izhar eder. Dolayısıyla onun muhabbetini yüreğinde taşıyan yanık gönüllü her aşık, muhabbetini o kadar güzel ifade eder ki adeta Resûl-i Ekrem’in mübarek ruhaniyeti, onun bedeninde vücut bulur ve dilinden yanık terennümler dökülür.

SALAT TAZİM İFADESİDİR

Salatu selam, tekrim ve tazim ifadesidir. Zira yüce Allah, onu yüceltmiş, büyük ve kıymetli kılmış, başkalarından üstün ve faziletli olarak yaratmış, ona salatu selam ederek farklı bir değer vermiş ve meleklerine karşı övmüştür. Dolayısıyla Resulullah’a (SAV) salat okumanın manası, onun yüceltilmesidir. Nitekim “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed”in manası, “Ey Allahım! Efendimiz Muhammed’i büyük kıl, yücelt” demektir.

Hiç şüphesiz yüce Allah, onu hem dünyada hem de ahirette büyük kılmıştır. Bütün nimetlerini vermiş, ahirette de vereceğini vaat etmiştir. Dünyada zikrini yüceltmiş, risaletini apaçık güneş gibi zahir etmiş, İslam dinini baki kılmıştır. Ahirette ise bol sevap vereceğini, ümmetine şefaat etme imkanı vereceğini ve makam-ı mahmûdla şereflendireceğini vaat etmiştir.
Bizden istenen de dünyada onu tazim etmek, onun hatırasını yüceltmek, dinini yaymak ve sürekliliğini temin etmeye çalışmaktır. Ahirette de sevabının çoğalması, ümmetine şefaatçi kılınması, makam-ı mahmûda yükselmesi için dua etmektir.

SALAT AHİDLEŞMEDİR

Salatü selam, bir ahiddir, ahidleşmedir. Aslında var olan ahdimizi yenilemektir. Zira ayetteki “salla” fiili, tam bir teveccühle yönelmek, sevgiyle yaklaşmak ve üzerine eğilmek manalarına gelir.
Dolayısıyla Hz. Peygamber’e (SAV) salatü selam okumakla, ona olan ahdimizi yenilemiş, ahdimizde sadık olabilmemiz için kendisine müracaat etmiş bulunuyoruz.
Aynı zamanda salatü selamlarla bir kez daha kendimizi ve davranışlarımızı test etmeliyiz. Ona karşı olan ahdimizi hatırlamalıyız, ahdimize ne kadar sadık olduğumuzu incelemeliyiz. Böylece salatü selamlarımız, onda olmayıp bizde olan çirkinliklerden kurtulmaya ve onda olup da bizde olmayan güzelliklerle tanışmamıza vesile olmalıdır.

SALATU SELAMIN HÜKMÜ ve HİKMETİ

SALATÜ SELAM İLAHİ BİR EMİRDİR
Salat ve selam, Allah’ın emridir. İlahî ahlakla ahlaklanmaktır. Allah’ın yaptığını yapmaktır. Çünkü Allah (C.C) habibine salatü selam ediyor, aynı şekilde müminlere de emrediyor:

“Allah ve melekleri peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salatü selam getirin” (Ahzab 33/56).

ayet-i kerimedeki bu emir, birçok hadis ile desteklenmektedir. Hz. Peygamber (SAV) birçok kere kendisine salatü selam getirilmesini tavsiye etmiştir.

Bu emri yerine getirmek, “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” emrini yerini getirmek sayılır. Kul, bizzat Allah’ın yaptığı bir fiili yapmış olur. Zira Hak Teala’nın, kullarına pek çok ve değişik emirleri vardır. Mesela “namaz kılın, oruç tutun, hac yapın” buyurur, ama kendisi bunların hiçbirini yapmaz. Fakat O’nun öyle bir emri var ki kullarına emretmeden önce onu evvela kendisi yapıyor, sonra meleklerine emrediyor, sonra da müminlerin yapmasını emrediyor. İşte bu emir salatu selamdır.

Bu yazı Siraceddin ÖNLÜER’in Semerkand Yayınlarından çıkan “Onu selamlamak” isimli kitabından alntı olup tanıtım yazısıdır. Kitabı satın almak için tıklayın.

Siraceddin ÖNLÜER
Onu selamlamak

BENZER YAZILAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend