Dil Belası (Beddua ve Lanet)

Beddua ve lanet

Dil Belası

Lanet Etmek
Lanet etmek, ister hayvana, ister cansız varlıklara, ister insana olsun hepsi de dinimizce kötü görülmüştür.

Bu Konudaki Hadis ve Haberler
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Mümin, lanet etmez.”
“Allah’ın laneti, O’nun gazabı ve cehennemle, birbirinize lanet okumayın.”
Huzeyfe b. Yemân (r.a) der ki: “Bir toplum lânetleştikleri müddetçe, azabı hak eder.”
Imrân b. Husayn (r.a) şöyle anlatır:
“Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bir seferde iken, Medineli sahâbî hanımlardan biri, devesi iyi gitmediğinden dolayı sinirlendi ve deveye lanet etti. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v),

-“Devenin sırtındaki yükleri alın, üzerini çıplak bırakın (semerini çıkarın), çünkü o (deve) lanete uğramıştır” buyurdu.
Hadisi nakleden İmrân (r.a) der ki: “Ben bundan sonra, o devenin insanların arasında dolaştığı halde kimsenin ona dokunup yanaşmadığını hâlâ görür gibiyim.”
Ebü’d-Derdâ demiştir ki: “Bir insan, yere lanet ederse, yer ona şöyle seslenir: Kim Allah’a (c.c) daha çok âsi ise, Allah (c.c) ona lanet etsin.”
Hz. Âişe (r.ah) şöyle anlatır: “Resûlullah (s.a.v), Ebû Bekir’in (r.a) bazı kölelerine lanet ettiğini duydu. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (s.a.v), Ebû Bekir’e (r.a) doğru yöneldi ve,

-‘Ey Ebû Bekir! Hem sıddîklık hem de iânetçilik bir arada olur mu? Hayır! Kabe’nin Rabb’ine yemin ederim ki olmaz!’ buyurdu. Bu sözünü iki üç kere tekrarladı.
Peygamberimiz bunu, lanetin ne kadar kötü olduğunu göstermek için yapmıştır (mütercim).

Bunun üzerine Ebû Bekir (r.a), kölelerini azat etti. Sonra Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v) yanına gelerek,
-“Bir daha lanet etmeyeceğim” diye söz verdi.
Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
-“Şüphesiz lanet ediciler kıyamet günü ne şefaat edebilir ne de şahit olabilir.”
Hz. Enes (r.a) şöyle der:
-“Bir adam, devesinin üzerinde, Resûlullah (s.a.v) ile beraber yürürken devesine lanet etti. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v) ona,
‘Ey Allah’ın kulu! Lanete uğramış bir devenin üzerinde iken bizimle beraber yürüme!’ buyurdu.”
Allah Resulü bu sözü, yapılan işin hoşuna gitmediğini belirtmek için söylemiştir.

Lanetin Mânası
Lanet etmek, Allah’ın (c.c) rahmetinden kovmak ve uzaklaştırmak mânasındadır. Bunu da, küfür ve zulüm gibi, Allah Teâlâ’nın rahmetinden uzaklaştıran sıfatlara sahip olanlardan başkası için kullanmak caiz değildir.

Meselâ, “Allah’ın (c.c) laneti zalimler üzerine veya kâfirler üzerine olsun” denebilir.
Laneti, Kur’an ve hadiste geçtiği kadar sınırlamalıdır (İntikam ve keyfimiz için lanet etmemelidir). Lanet okumada büyük tehlike vardır. Çünkü bir kimse için, “Allah (c.c), şu mel’unu rahmetinden uzaklaştırmıştır” demek ancak Allah’a (c.c) ait bir hükümdür. Rahmetten kimin uzaklaştığını Allah’tan başka kimse bilemez. Bir de yüce Allah bildirmişse peygamberi de bilir.

Laneti Gerektiren Sıfatlar

Laneti gerektiren sıfatlar, küfür, bid’at ve açıkça işlenen günah olmak üzere üç tanedir. Her bir lanet de üç kısma ayrılır:

1. Umumi vasıfla lanet etmek. Meselâ, “Allah’ın laneti kâfirler üzerine olsun”, “Bid’atçıların üzerine olsun” ya da, “Fâsıklar üzerine olsun” demek gibi.
2. Daha hususi vasıfla lanet etmek. Meselâ, “Allah’ın laneti yahudilere, hıristiyanlara, Mecûsîler’e, Kaderiyye fırkasına, Hâricîler’e, Râfizîler’e, zina edenlere, zulüm yapanlara, faiz yiyenlere olsun…” gibi.
Bütün bunlar caiz olmakla beraber bid’atçıların vasıflarını lanet etmek tehlikelidir. Çünkü bid’atın bilinmesi zordur. Onun hakkında açıkça bir rivayet yoktur. Bundan dolayı umum insanları bu kısım lanetten sakındırmalıdır. Zira karşısındaki de, aynısıyla ona karşılık verir ve böylece insanlar arasında çekişme ve fesat baş gösterir.
3. Belirli bir şahsa lanet etmek. Bu da çok tehlikelidir. Meselâ, “Zeyd’e Allah (c.c) lanet etsin; o kâfirdir, fâsıktır ya da bid’atçıdır” demek gibi.

Bunun izahı şöyledir: Ayet ya da hadisle laneti sabit olan kişilere lanet okumanın bir zararı yoktur. “Allah (c.c), Firavun’a lanet etsin, Ebû Cehil’e lanet etsin…” gibi. Zira bunların küfür üzere öldükleri sabittir. Onların durumunu şeriat haber vermiştir. Fakat zamanımızda yaşayan birine lanet okumak ise uygun değildir.
“Zeyd’e Allah (c.c) lanet etsin, o yahudidir…” gibi bir ifade kullanmak tehlikelidir. Belki o müslüman olur ve Allah’a (c.c) yakın olarak ölür. Bu takdirde onun mel’un olduğuna nasıl hükmedilir?

Küfür Üzere Yaşayana Lanet Etmek

Soru: Şu an müslüman olan birine, ileride dinden çıkma ihtimali olduğu halde şimdiki haline bakarak, “Allah (c.c) rahmet etsin” deniliyor. Şu an kâfir olana da her ne kadar ileride müslüman olma ihtimali olsa da şimdiki haline bakarak, “Allah (c.c) ona lanet etsin” denilemez mi?

Cevap: Şunu iyi bil ki, bizim, “Allah (c.c) rahmet etsin” sözümüzden maksadımız, “Allah (c.c) onu, rahmete sebep olan İslâm dini üzere, itaat üzere sabit kılsın” demektir. Fakat yaşayan birine, “Allah (c.c) lanet etsin, o yahudidir” sözünden maksat, “Allah (c.c) onu, lanete sebep olan küfür üzerine sabit kılsın” demek olur ki bu uygun olmaz. Bunun için yaşayan mümine, “Allah (c.c) rahmet etsin” denir, ancak yaşayan kâfire, “Allah lanet etsin” denmez. Çünkü böyle demek küfrü istemek olur. Küfrü istemek de küfürdür.

Lanetin Yerine Susmayı Tercih Etmek

Lanet ancak, kafir olarak öldüğü bilinenlere veya vasıflarıyla bilinen gruplara edilebilir, şahıslara değil. Fakat bunlara lanet etmek yerine Allah’ın (c.c) zikriyle meşgul olmak daha iyidir. Bunu da yapamıyorsa susmakta selâmet vardır.
Mekkî b. İbrahim (rah) der ki:

-“İbn Avn’ın (rah) yanında oturuyorduk. Bazıları Bilâl b. Ebû Bürde’ye lanet ediyor, aleyhinde konuşuyorlardı. İbn Avn ise susuyordu. Bunun üzerine, ‘Ey İbn Avn! Biz bunları, onun sana karşı yaptığı kötülük ve eziyetinden dolayı söyledik’ dediler. İbn Avn ise, ‘Kıyamet günü amel defterimden, biri lâ ilahe illallah diğeri ise, ‘Allah (c.c) falan kişiye lanet etsin’ olmak üzere iki kelime çıkar. Benim amel defterimden lâ ilahe illallah kelimesinin çıkmasını, lanetin çıkmasına tercih ederim” dedi.

Adamın biri Allah Resûlü’ne,

-“Sana, kesinlikle lânetçi olmamanı tavsiye ederim” buyurdu.

İbn Ömer (r.a) der ki: “Allah’ın (c.c) en çok kızdığı insanlar, başkalarını çekiştiren ve lanet edenlerdir.”
Âlimlerden biri de, “Mümine lanet etmek, onu öldürmek gibidir” demiştir.
Hammâd b. Zeyd bunu rivayet ettikten sonra, “Ben çekinmeden, bu söz Peygamber Efendimize (s.a.v) aittir diyebilirim” demiştir.
Ebû Katâde demiştir ki: “Mümine lanet etmek, onu öldürmek gibidir”
Bu söz, Allah Resûlü’ne ait bir hadis olarak da nakledilmiştir.

Beddua Etmek
Zâlim bile olsa bir insana beddua etmek, lanete yakın bir şeydir. Meselâ, “Allah onun bedenine afiyet vermesin”, “Ona selâmet vermesin” gibi ifadeler beddua olup bunların hiçbiri dinimizce hoş görülmemiştir. Hadis-i şerifte şöyle bildirilmiştir:
-“Mazlum, zalime öyle beddua eder ki, ettiği beddualar zalimin zulmüne denk olur. Bedduada ileri giderse kıyamet günü zalimin ondan alacağı olur.”

İmam Gazali – Semerkand Aile
Tercüme: Muhammed Hakan Öner
Dil Belası

BENZER YAZILAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemizde 25 kategori'de 174 adet yazı bulunmaktadır.
Sayfa yüklenme süresi: 1,214 saniye.

Send this to a friend