Büyü, Cinler ve Cinci Hocalar
Okunma : 2624 defa
Başlıktaki kelimeler ne kadar da soğuk değil mi? Bazıları için çok ilginç olup gece ve gündüzünü bunlara adayan hatta meslek haline getirip bundan maddi menfaat sağlayanların sayısı çok fazladır.Peki, bu işte Allah'ın rızası var mıdır? İsterseniz biz cevaplayalım; "Hayır bu işlerle uğraşmakta ve geçimini temin etmekte Allahın rızası yoktur" Aksine bu tarz olaylara dalınması halinde yaradan Rabbini bırakıp başka mahluklardan fayda beklendiği için sıkıntılar doğar ve iman tehlikeye girer.
Kul o dur ki; şifayı Mürşidi Gavs Hz.leri hatırına Allah dan dileyip neticesini ve tahakkuk edeceği zamanı sabırla bekler. Bir takım çıkar ve menfaatler uğruna insanların imanlarını tehlikeye atan cinci-falcı hocalara gitmek ve onlardan medet ummak çok yakışıksız bir davranıştır.
Bir evlat sahibi olduğunuzu hayal edin. Evladınızın maddi veya manevi bir takım sıkıntıları var ve sizinle paylaşmak yerine falanca mahalledeki adamın birine derdini anlatıp ondan yardım istiyor ve size hiçbir şey söylemiyor. O adam da aslında bu işin ehli değil yani sizin evladınıza yanlış tavsiyelerde bulunup hayatını karartacak..
Oysa siz onun harçlığını çok fazla şeker yediği için dişleri çürümesin ve daha az şeker alabilsin diye kısmıştınız.. O ise gidip sizin verdiğiniz terbiyeyi bir başkasına şikayet etti. Babaya bu durumda evladına sert çıkma hakkı doğabilir.
Allah-u Teala Mürşid-i Kamile müridinin rızkını da teslim etmektedir. Mürşid terbiye gereği müride yetecek kadar bir dünyalığı musluktan akıtarak nefsini azmaktan kurtarır ve Allah'ın rızasına ulaştırır. Kimi zaman ise musluğu iyice gevşetip dünyalığı bollaştırır. Bu onun bileceği iştir.
Bu maddi çalkantıları "acaba bende veya evde büyü mü var" diye gidip cinci hocalardan sormak yukarıda örneğini verdiğimiz baba evlat misaline benzer.
Her aile içinde zaman zaman geçimsizlikler görülür. Bu tip hadiseler eşlerden bir tanesinin haklı da olsa alttan alması ve susması ile çözülebilir. Bu gibi durumlarda aslında kavgayı susan kazanmıştır. Çünki nefsini yenen o dur..
Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki Hazretleri birgün şöyle buyurdular;
-"Eşiniz size karşı hata yaparsa onu affediniz. Allah-u Teala affedenleri çok sever"
Eşler arasında hoşgörüyü ilk gösteren o maçın galibidir. Bir tebessüm ve "özür dilerim" ile bitmeyecek münakaşa yok gibidir.
Nice aileler biliriz ki eşler arasındaki geçimsizlikleri "büyü ve cinlerden" bilmişler ve nefslerinden olduğunu anlamamışlardır. Gidilen her hocadan dolayı evlerine ve kendilerine daha da büyük sıkıntılar isabet ederek kurtulacakları yerde bulundukları bataklık onları içine çeker olmuştur. Kul isteyeceğini mürşidini vesile ederek Allah dan istediği takdirde o iş onun için hayırlı olacak vakte eriştiğinde kendisine verilir. Aksi yapıldığı takdirde yani cinlerden ve hocalardan medet umulduğu zaman başını sıkıntıdan kurtaramaz. Elindekini avcundakini de kaybeder ve evinde huzur kalmaz.
Cinler de insanlar gibi aciz mahluklardır. Tek farkları latif olarak yaratılmış olmalarıdır. Dolayısıyla onlar bir fayda sağlayamayacağı gibi Allah'ı bırakıp aciz bir mahlukdan fayda beklemek imana zarar verir.
Eğer bir insana cinler musallat olmuşlarsa bunun sebebini insan "Ben nasıl bir günah işledim de Allah'ın gücüne gitti ve bana bu sıkıntıyı verdi" diye kendinden sormalıdır. Allah'ın izni olmadan hiç bir mahluk insana zarar veya fayda veremez.
Bu gibi durumlarda samimi bir nasuh tevbesi ile geçmeyecek sıkıntı yoktur.
Cinleri kullandığını söyleyen hocalar ise şeytanlarla arkadaş olmuşlardır. Farkında değilleridir.
Allah cümlemizi muhafaza eylesin.
Â
Etiketler:
Etiketler: cinler periler büyücüler cinci hocalar sahtekar hocalar cinler ve şeytanlar cinlerle arkadaşlık
| İlgili Diğer Başlıklar | |


Yorumlar
Öncelikle bir doktora gitmenizi tavsiye ederiz. Alıntı
Allah(cc) razı olsun . Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.