|
| Tasavvufa Dair Bildikleriniz bizim de bildiklerimiz olsun. |
| Ziyaretçilerimizin Dikkatine: |
|
Sayın ziyaretçimiz, bu forumun her konu başlıklarından istifade etmek isterseniz kayıt olmalısınız. |
 |
05.01.2010
|
#1
|
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 333
Teşekkürler: 231
78 Mesajına 130 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 3
|
Sufi kimdir, sufilik nedir?
Sufi kimdir, sufilik nedir?
İnsanın en kıymetli cevheri kalbidir. İnsan terbiyesinde hedef nokta kalptir. Kalbin elde edeceği en büyük ilim marifetullah, en güzel sıfat ise edep ve hayadır. Bütün hayırlı ilimlerin hedefi budur.
Kalbin elde edeceği marifetullahın da, edep ve hayanın da yolu tezkiyedir. Tezkiye, manevi temizliktir. Yani kalbin inkâr, şirk, nifak, isyan, gaflet gibi manevi kirlerden temizlenmesidir. Bu temizlik, ilâhî nur ve sevgi ile gerçekleşir. Diğer bütün peygamberler gibi Hz. Peygamber A.S. Efendimiz de bu temizlik için gönderilmiştir (Âl-i İmran/184, Cuma/2).
Kur’an’da, ebedi saadet bu temizliğe bağlanmıştır (A’lâ/14-15, Şems/9-10).
Rasulullah A.S. Efendimiz’den sonra, kalbleri ilâhî nur, sevgi ve manevi tasarrufla temizleme görevi, onun gerçek vârislerine verilmiştir. Hz. Peygamber’le insanlığa sunulan ilâhî ilme, marifete, edep ve sevgiye vâris olmak, Yüce Allah’ın bir lütfudur. Allahu Tealâ o nimeti dilediklerine verir. Bu nimet, ilâhî sevgidir, nurdur, feyizdir, edeptir, güzel ahlâktır. Bütün bunlar kalplerin ilacıdır. Kalbinin huzurunu düşünen bir insan, ona midesi kadar önem vermezse, kalbi dertten, nefsi inlemekten kurtulmaz.
Kalp temizliğini ve nefis terbiyesini hedefleyen ilme ahlâk ilmi denir. Tarih boyunca bu ilmin gerçek hakkını “sufi” ismiyle anılan kâmil veliler vermiştir. Onlar bu ilmi sadece açıklamakla kalmamış, aynı zamanda kendi nefislerinde tatbik etmişlerdir. Ayrıca bir terbiye sistemi içinde insanlara da öğretmişlerdir. Bu terbiye sistemine kısaca tasavvuf denir.
Tasavvufun ana konusu, batınî fıkıhtır. Batınî fıkıh, insanın iç alemini oluşturan kalp, ruh, nefs ve diğer manevi cevherlerin temizlik, terbiye, terakki ve inkişaflarını hedefleyen manevî, nuranî, kalbî bir ilimdir. Zahirî fıkıh vücudumuzun dış azaları ile yapacağı ibadet ve vazifeleri inceleme konusu yaptığı gibi, tasavvuf da kalple ilgili ibadet ve ahlâkları konu edinir. Bundaki hedef kalbin “ihsan” mertebesine ulaşmasıdır.
İhsan, kalbin gafletten uyanması ve manevi kirlerden arınması sonucu “yakîn”e ulaşmasıdır. Yakîn, kalbin Cenab-ı Hakk’ı görüyor gibi bir şuur ve hassasiyete sahip olmasıdır. Bu hal, her mümin için bir hedeftir. Herkes ona davet edilmiştir. Rasulullah A.S. Efendimiz’in işaret buyurduğu gibi din; iman, islâm ve ihsandan oluşmaktadır (Buharî, Müslim). Yani din imanla başlamakta, ibadetlerle olgunlaşmakta, ihsanla kemale ermektedir.
Tasavvufta kalbin terbiyesi ve ihsan halini bulması üç safhada gerçekleştirilmektedir. Birinci safha manevi kirlerden temizlik, ikinci safha yüksek ahlâklarla güzellik, üçüncü safha ilâhî huzurda kabul ve Yüce Allah ile beraberliktir. Bundan sonrası huzur makamıdır. Arifler bu hali “kurbiyyet” olarak tarif ederler ve gerçek manada “sufİ” kelimesini bu sıfatı elde etmiş kâmil insan için kullanırlar. (Sühreverdî, Avarifü’l-Mearif)
Kur’an ve Sünnet’in hizmetçisi olan tasavvufun hedefe aldığı ilim budur. Gerçek sufi, Allah sevgisi ile safi olmuş, huzur bulmuş kimsedir. Sufiliğin iç yüzü ilâhî aşk, dış yüzü güzel ahlâktır. Arifler sufiliği kısaca böyle tarif etmişlerdir. Bunlardan başkası boştur. Hakiki sufi Allah ve Rasulü’nün dostudur, Onun görevi isteyenlere bu dostluğu öğretmektir. Sufi kimdir, sufilik nedir diye merak edenlere, işin başındaki arifler şöyle derler: “Gel, gir, gör, tat ve anla!”
Bu yola ilâhî sevgi ile gelip, kendi isteği ile girenlere mürid denir. Onun güzelliğini görenlere, tadını alanlara, hedefine ulaşıp ne olduğunu anlayanlara sufi denir. Sufi, Kur’an’da veli, muttaki, muhsin, sıddık, sadık, sıfatları ile tanıtılan kâmil insandır. Kâmil insan herkese ait bir kıymet, insanlığın istifadesine sunulmuş bir cevherdir.
Dr. Dilever SELVİ
|
|
|
|
Adı geçen 2 üye ihlas isimli üyemize teşekkür etmişlerdir.
|
|
09.01.2010
|
#2
|
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 107
Teşekkürler: 0
22 Mesajına 38 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 3
|
ALLAH (CC) razi olsun
__________________
Bir El Tutki O da Seni Tutsun
|
|
|
24.02.2010
|
#3
|
Moderator
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 1.533
Teşekkürler: 1.072
166 Mesajına 227 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 4
|
“Gel, gir, gör, tat ve anla!”
__________________
Hakîkat sırrını açtın, bu canda;
Okudum, ben beni iki cihânda!..
Bildim seni bende, benden yakında;
Bana basiret ver, hâl ver İlâhî!..
|
|
|
18.05.2010
|
#4
|
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 543
Teşekkürler: 620
175 Mesajına 248 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 1
|
Sufi Kimdir?
Sufi, kendini edepli olmaya yönlendirir ve ahlakî terbiyeye tabi tutar. Bunları uygulayınca Allah ona yüce halleri ihsan eder. Onun halk arasında nişanı güleryüzlülük, geniş yürekliliktir. O resmiyetten uzak, içtenlikli olur.
Nitekim Peygamber s.a.v. kahkahasız gülümserdi ve derdi ki:
“Ben de şaka yaparım, ama şakalarımda yalnız doğruyu söylerim.”
(Deylemî, Taberânî)
Ashab-ı Kiram, Allah Rasulü s.a.v.’in huzurlarında Cahiliye hikâyelerini ve şiirlerini anlatır, gülerlerdi. Efendimiz s.a.v. de gülümserdi. İşte bu ahlâk derecesine eren sufilerin dışları halka verilmiştir, içleri de Hak için korunmuştur. Bir iyilik gördüler mi mutlaka onu yapmak isterler, iyi bir amel gördüler mi mutlaka onu işlemeye gayret ederler. Vakitleri ibadete, emirlere uymaya, Kur’an okumaya, öğretilmesi gerekli dinî ilimlerini öğretmeye vakfedilmiştir.
Yüce Allah’ın hükümlerini ve Allah Rasulü s.a.v.’in sünnetini bilmeyen kimse sufi olamaz. Dışa (zahire) ait hükümleri sağlam yapmayan iç aleme (bâtına) ait hükümleri güzel yapmayı başaramaz.
Yüce Allah buyurmuştur:
“Elbette biz, bizim için mücahede edenleri yollarımıza iletiriz.”
(Ankebut, 69)
Sünnet’in zahirî hükümlerini zayi eden kimseye nasıl güvenilir de hakikatler, sırlar verilir? Hakikate, ancak yolunda çaba gösteren ulaşır. Süluku ve çabası olmayan nasıl hakikate erecek, neyin hakikatine erecek?
Evet; Allah’ın kendisi üzerinde bulunan dış yaşantıya dair emir ve hükümlerini bilmeyen sufi değildir. Hallerinde ilmin gereklerine aykırı davranan sufi değildir.
Cüneyd-i Bağdadî k.s. demiş ki:
“İlim yoldaşın olsun, ilme dair haller sende bulunsun. Çünkü Yüce Allah:
‘İlimde derinlik sahibi olanlar O’na inandık, derler.” (Âl-i İmran, 7) buyurmuştur.”
Halleri Sünnet’e aykırı olan, sufi değildir.
Zira Peygamber s.a.v.’in şöyle dediği anlatılır:
“Ümmetimin bozulma zamanında yoluma tabi olan, elinde ateş koru tutan gibidir.”
(Tirmizî, Ahmed).
Ahlâkı ve edebi, Kitap ve Sünnet doğrultusunda olmayan sufi değildir.
Sülemî’nin Risaleleri'nden- semerkanddergisi
__________________
Yaptığınız her işte, niyetiniz Allah (c.c) rızası olsun…
Gavs-ı Sani Hazretleri (k.s)
|
|
|
09.06.2010
|
#5
|
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 543
Teşekkürler: 620
175 Mesajına 248 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 1
|
sufi; toprak gibidir, herkesi üzerinde taşır…
sufi; güneş gibidir, ışığı herkese ulaşır…
sufi; yumuşak huyludur, herkesle anlaşır…
sufi; temiz kalplidir, hemen barışır…
sufi; sabırlıdır, o kadar ki bazen sabırla yarışır…
sufi; sevmesini bilir, sevilmeyi başarır…
sufi; hizmeti seçer, yük çekmekten hoşlanır…
sufi; Hakk’a aşıktır; aşığa edeb yakışır…

__________________
Yaptığınız her işte, niyetiniz Allah (c.c) rızası olsun…
Gavs-ı Sani Hazretleri (k.s)
|
|
|
 |
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevaplar |
Son Mesaj |
|
Sofi Kimdir?
|
GüllereVurgunum |
Tasavvufa Dair |
3 |
02.11.2009 21:57 |
|
Veli Kimdir?
|
GüllereVurgunum |
Semerkand Dergisi |
0 |
24.05.2008 12:08 |
|
Veli Kimdir?
|
Hizmetçi |
Allah Dostlarından |
2 |
09.12.2007 16:38 |
|
Google.com kimdir?
|
Nasihatler.Com |
Site Yönetiminden Duyurular |
7 |
01.11.2007 12:39 |
|
|