Menzil Nasihatler Forum

Hızlı Arama

İleri Düzey Arama

Üye Girişi

Üye Ol? | Şifremi Unuttum
Beni Hatırla?
 
Register
Welcome
 
Menzil Nasihatler Forum > TASAVVUF > Tasavvufa Dair » Gerçek bir mürid olmak
Tasavvufa Dair Bildikleriniz bizim de bildiklerimiz olsun.

Ziyaretçilerimizin Dikkatine:
Sayın ziyaretçimiz, bu forumun her konu başlıklarından istifade etmek isterseniz kayıt olmalısınız.

Cevapla
Alt 25.11.2008   #1
Aciz
Aciz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.713
Teşekkürler: 247
273 Mesajına 402 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 7
Aciz is on a distinguished road
Standart


Gerçek bir mürid olmak

Kamil bir şeyhe intisab eden kimse,
gerçek bir mürid olma çabası içinde olmalıdır.

Tıpkı Sahabe-i Kiram'ın Peygamber Efendimiz (sav)'e biatı
ve teslimiyeti gibi.

Allah(cc)-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur;

"Sana biat edenler ancak Allah(cc)'a biat etmişlerdir.
Allah(cc)'ın ( kudret ve yardım) eli, o biat edenlerin
(vefa ve sadakat) elleri üstündedir."(Fetih; 10)

Bunun için, gerçek bir mürid olmak isteyen kişi, tam ve
temiz bir itikad ile mürşidine teslim olmalı ve kendisini
Allah(cc)'a ulaştıracak olanın ancak mürşidi olduğuna inanmalıdır.

Mürid, şeyhinin önünde benlikten, enaniyetten soyunup;
ona tam bir teslimiyetle teslim olmalıdır.
Tıpkı İsmail (as)'ın, babası İbrahim (as)'a teslimiyeti gibi...


Çünkü mürşidlerin eli, Peygamber Efendimiz’in eli gibidir.
Mürid, Mürşidine tam teslimiyetle teslim olursa,
Resulullah'a ve Allah(cc)'a teslim olmuş olur.
Kişinin teslimiyeti noksan olursa, alacağı feyz ve bereket te noksan olur.

Ayet-i kerimeden anlaşılan, teslim-i külli ile teslim olmaktır.
Mürşid ne işlerse, Allah(cc)'ın emriyle ve Allah(cc)'tan gelen ilhamla işler.
Bu bizim için ister hayır şeklinde, ister şer şeklinde bilinsin, farketmez.

Mürşid-i kamil hiçbir zaman, mürid için, kendi nefsi ve hevasından
dolayı bir şey istemez. Mürid, Allah(cc)'ın bir emanetidir.
Mürşid emaneti kaybetmez ve müridi terbiye eder, maksuduna ulaştırır.


O halde mürşidin tasarrufatını elde etmek için, zahiren ve batınen,
tam bir teslimiyetle teslim olunmalıdır.

Ayrıca edepli olmak ve her hususta mürşide hizmet etmek gereklidir.

Çünkü arzu ve muhabbetin usulu, ancak bu yolla husule gelir.

Sadakat ve ihlas terazisinin de nasıl işlediği, bu yoldan bilinir.

Kişinin kalbinde mürşidine karşı bir itiraz bulunmamalı ve
su-i zanna düşmemelidir.

Mürşidin söz ve hallerinden meydana gelen durumları anlamaya
çalışmalı anlayamadığı durumları da hayra yorup teslim olmalıdır.

Bu tür meselelerde Musa (as) ile Hızır (as)'ın kıssasını hatırlayıp
sükut etmelidir.

Müridin, Mürşidine itiraz etmesi çok çirkindir. Kalben bile olsa...

Bundan doğacak perde için ilaç yoktur!
Bu hal, müridin feyz yollarını kapatır.
Çünkü Sadat-ı Kiram'dan bazıları çok celallidir.
En küçük bir edebsizliği dâhi istemezler.

Mürşidin feyzi üzerinde, diğer Sadatların da tasarrufu olduğu için,
mürid hal ve hareketlerine ve kalbine çok dikkat etmelidir.

Tasavvufun kaide ve kuralları böyledir.
Onun için daima mahzun ve kırık kalpli olan kişilerin yanında bulunmak
lazımdır. Böyle durumlarda Allah(cc) onunla beraberdir. Rahmet ve bereketi,
onun üzerinedir.

Nitekim Malik bin Dinar şöyle demiştir;

“Her hangi bir akipte mahsun olma hali bulunmazsa, o kalp harap olur.”


İslam'ın kaide ve kurallarına ve tasavvufun adaplarına uymayan
kimseden de uzaklaşın.Zira, Allah(cc)'ın gazabı da (bozuk kalbinden dolayı)
onun yanında bulunanların üzerine gelir.

Kişi, Sadatlara itiraz ettiği zaman, tasavvufun kaide ve kurallarına
riayet etmediği için, üzerinden feyz ve bereket kesilmiştir.
Tıpkı kupkuru bir ağaç gibi durmaktadır.

Kişi mürşidini, malından, canından, abisinden ve kardeşlerinden,
anasından ve babasından daha çok sevmedikçe, bu yolda terakki
edeceğini mi zanneder!

Ashab-ı Güzin (Radıyallahu Anhum) bile, Allah(cc) Resulü (sav)'ne,

"Anam babam sana feda olsun, canım yoluna kurban olsun ya Resulallah."
derlerdi,

Hatta Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) bile,
canını daha çok sevdiği için, Peygamber Efendimiz’in;

"İman-ı kamil etmiş olamazsın." demesiyle, canından da vazgeçmesi üzerine,

"Şimdi imanın kamil oldu ya Ömer!"(Ebu Davud)

buyurulduğu halde;

mürşidinle aranda bir pazarlık mı var ki,
teslim-i külli (tam teslimiyet) ile teslim olmuyorsun.

Müridliğin en önemli şartlarından biri de, özü sözü bir olmaktır.

Her ne olursa olsun, doğruluktan sapmamak lazımdır.

Kim Abdülkadir Geylani Hz.'nin yaptıklarını yaparsa,
o da Onun gibi bir arif, veli kul olur.


Çünkü o, bu işe doğrulukla başladı.

Müridin, mürşid-i kamile mürid olmasından maksadı,
bütün bütün Allah(cc) için olmalıdır. Nefsinin muradı için olmamalıdır.

Ta ki o mürid, gerçek mürid olsun...

Seyyid Muhammed Raşid (Kuddise Sırruh) şöyle buyurmuştur;

"Kim ki müslümanlığında samimi, taat ve ibadeti daha çoksa,
o, Allah(cc)-u Zülcelal indinde daha makbuldür.
Bu dünyada bulunmak, Allah(cc)-u Zülcelal yoluna girmek ve
rızasını tahsil etmek için büyük fırsattır.
İnsan ölüp gittikten sonra, o çok büyük fırsatı kaçırmış olur.
Artık amel yapmaya, kazanç temin etmeye gücü yetmez.
Bütün kazançlar Allah(cc)'ın rızasında, ihlasla yapılan amellerde toplanır."

Bediüzzaman Said Nursi (Kuddise Sırruh) şöyle buyurmuştur;

"İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en tesirli sebebi
ölüm rabıtasıdır. İhlası zedeleyen, riyaya ve dünyaya sevkeden
tul-i emel olduğu gibi, riyadan nefret ettiren ve ihlası kazandıran da
ölüm rabıtasıdır."

Yani ölümü düşünerek, dünyanın geçici olduğunu mülahaza edip,
nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet, ehl-i tarikat ve
ehl-i hakikat, Kur'an-ı Hakim’in ayetlerinden aldığı dersle,
ölüm rabıtasını seyr-i süluklarında esas tutmuşlardır.

Ebu Huzeyfe (ra)'nin rivayet ettiği bir hadis-i kudside;

"İhlas, benim sırlarımdan bir sırdır. Onu,
kullarımdan sevdiğimin kalbine emanet olarak koydum."
(Kuşeyri Risalesi, Ebu’l Kasım el-Kuşeyri)

Cüneyd-i Bağdadi (Kuddise Sırruh) şöyle buyurmuştur;

"İhlas, Allah(cc) ile kul arasında bir sırdır.
O sırrı melek bilmez ki yazsın; şeytan bilmez ki bozsun.
Herhangi bir heva ehli bilmez ki ayağını kaydırsın."

Ebu Süleyman Darani (ks) şöyle demiştir;

"Kul, ihlas üzere olursa, içinde bulunan vesvese
ve riyaların pek çoğu kesilip atılmış olur."

Hülasa olarak, amelini ihlasla yapmak isteyen,
Allah(cc)'ı çokça zikretsin.

Bu zikirle, aradaki perde kalkar da ihsan makamına ulaşır.
Bu makam ki, Allah(cc)'ı görüyor gibi ibadet etmekdir.

Allah(cc)-u Zülcelal yolunda ilerlemeyi, yükselmeyi ve
ihsan makamına ulaşmayı isteyen, mürşidine tam teslim olup,
benliğinden sıyrılmalı ve emirlerine riayet etmelidir.


Müridin, mürşidiyle arasında olan bağ, muallakta
(teslim olup olmama arasında) olmamalı ki, teslimiyet tam olsun.
Aksi halde manevi feyz almasına engel olur.

Mürid mürşidine bağlandığı zaman, mürşidine kesin olarak
bağlanmalıdır. Böyle tam ve kesin bağlanma olursa,
feyz ve bereket üzerine gelmeye başlar.


__________________
İntisap, itaat ve samimiyet ister. Yolun gereklerini, mürşidin emir ve tavsiye ettiği vazifeleri
gücünce yerine getirmeyen kimse, intisabında samimi değildir.
Aciz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 26.11.2008   #2
_SiyaNüs_
_SiyaNüs_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Moderator
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 2.053
Teşekkürler: 72
135 Mesajına 218 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 5
_SiyaNüs_ is on a distinguished road
Standart

"İhlas, benim sırlarımdan bir sırdır. Onu,
kullarımdan sevdiğimin kalbine emanet olarak koydum."



Allah (c.c.) râzı olsun..
__________________
_SiyaNüs_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.11.2008   #3
Aciz
Aciz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.713
Teşekkürler: 247
273 Mesajına 402 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 7
Aciz is on a distinguished road
Standart

aminn..ecmain .. inşaAllah ..
__________________
İntisap, itaat ve samimiyet ister. Yolun gereklerini, mürşidin emir ve tavsiye ettiği vazifeleri
gücünce yerine getirmeyen kimse, intisabında samimi değildir.
Aciz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.01.2010   #4
Sehl
Sehl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2008
Bulunduğu yer: Gönül hanesi
Mesajlar: 320
Teşekkürler: 85
28 Mesajına 46 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 2
Sehl is on a distinguished road
Standart

Allah razı olsun.
Sehl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.01.2010   #5
yakaza
yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 107
Teşekkürler: 0
22 Mesajına 38 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 3
yakaza is on a distinguished road
Standart

Kalbin Hakk Sübhânehu ve Teâlâyi talep etmeye azmetmesi'

ALLAH (CC) razi olsun cok guzel bi paylasim
__________________
Bir El Tutki O da Seni Tutsun
yakaza isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.03.2010   #6
salih
salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 543
Teşekkürler: 620
175 Mesajına 248 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 1
salih is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
mürşidin tasarrufatını elde etmek için,
zahiren ve batınen, tam bir teslimiyetle teslim olunmalıdır.

__________________

Yaptığınız her işte, niyetiniz Allah (c.c) rızası olsun…

Gavs-ı Sani Hazretleri (k.s)
salih isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.03.2010   #7
KATRE
KATRE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Super Moderator
Üyelik tarihi: Sep 2007
Bulunduğu yer: Gönül hanesinden
Mesajlar: 4.098
Teşekkürler: 894
1.060 Mesajına 1.555 kere teşekkür edilmiş
Tecrübe Puanı: 7
KATRE is on a distinguished road
Standart



Müridin, mürşidiyle arasında olan bağ, muallakta
(teslim olup olmama arasında) olmamalı ki, teslimiyet tam olsun.
Aksi halde manevi feyz almasına engel olur.

Mürid mürşidine bağlandığı zaman, mürşidine kesin olarak
bağlanmalıdır. Böyle tam ve kesin bağlanma olursa,
feyz ve bereket üzerine gelmeye başlar.



__________________
İliklerime kadar gurbetteyim.




Sen yine sükutu giyin! Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsada bir tokat gibi yüzüme; Her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
Söz verdim ben bu yüreğe, Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim

(Hz. Mevlana)





KATRE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
 
Cevapla

Bookmarks

Konuya ait Etiketler
bir, gerçek, mürid, olmak


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


 
SOFİ-MUHABBET