Temizlenip Arınmak

Günahın çokluğu tövbeye mani midir? Hayır, değildir.
Bütün insanların günahını bir tek insan işlese, samimi tövbe ederse tövbesi makbuldür.
Diyelim, bir insan tövbe etti ve tövbesini bozup günaha girdi. Bunun hali ne olur?
Bir daha günaha girmemek niyetiyle samimi tövbe etmiş ise fakat şeytana, nefsine uyup tekrar günah işlediyse, önceki günahlarının tövbesi muteber, yeni girdiği günahtan dolayı tövbe etmesi farzdır.

Bir menfaat gözetilerek yapılan tövbenin hükmü nedir?
Diyelim ki bir adam prestijli bir makama, mesela milletvekilliğine aday olacak. Ona,

-“Duyduğumuza göre sen sarhoşmuşsun, zinakârlığın da varmış. Şu kadar insanın temsilcisi olacaksın, gel tövbe et..” dense, o adam milletten utanıp diliyle tövbe etse bu tövbe makbul olmaz.
Çünkü dünyalık bir menfaat için yapmış, Allah’tan utanıp korktuğundan yapmamıştır. Böyle tövbe, yalancı tövbesi olur. Belki yalancılığından ayrıca günah kazanır.

Allah Tealâ nasuh tövbe, geri dönülmeyecek tövbe ister. Tövbe-i nasuh ihtiyarîdir, yani kişinin kendisi bile isteye karar verir, zorlama yoktur.
Tövbenin Allah korkusuyla, günahlardan kurtulmak maksadıyla olması gerekir. Ana ve babanın tehdit ile evladına yaptırdığı tövbe de zorlamayla yapılmış demektir, korku ve menfaat için olduğundan makbul değildir.

Günahlar üç çeşittir. Birincisi Allah Tealâ’ya karşıdır. Oruç, zekât, hac gibi hayatta ödenmesi gereken, ödenmediği takdirde tövbeyle birlikte kazası icap eden günahlar bu gruba girer. Mesela bir kimseye hac farz oldu, gitmedi. Tövbe edip sonraki sene gitmelidir.

Günahların ilk zararı insanın Allah Tealâ’dan uzaklaşmasıdır. Bu nedenle günahlardan bir an önce temizlenmek gerekir.

İkincisi, kul ile Allah Tealâ arasındaki hukukla ilgili günahlardır. Yalan söyledi, kumar oynadı, bunlara tövbe edip bir daha işlememeye kesin karar vermesi lazımdır.

Üçüncüsü ise kul haklarıdır. Öncelikle bunlar ödenmelidir. İnsanın üzerinde cana, mala, namusa dair kul hakkı olabilir. Aldığı malı ödemeyen, ödünç alıp iade etmeyen, mirası dağıtmayan kimse hem helalleşmeli hem de iade etmelidir. Her tür haksızlıkta karşı taraflarla helalleşme yoluna gidilmelidir.

Günahların ilk zararı insanın Allah Tealâ’dan uzaklaşmasıdır. Bu nedenle günahlardan bir an önce temizlenmek gerekir. Tövbe ve istiğfarla, işlediğimiz kötülüklere karşılık iyilikler yaparak temizlenmeliyiz. Bu temizlenmeyi mümin kul kendi gayretiyle yapmazsa, Allah Tealâ o kulunu çeşitli şekillerde temizler.

İlk olarak, o kula hayatında çeşitli bela ve musibetler verir. Aynı belayı tekrar ettirir.
İkincisi, ölüm anında ölüm meleği vasıtasıyla öyle şiddetli azap verir ki, bu azap günahlarına kefaret olur.
Üçüncüsü kabir azabıyla temizlemedir. Bu da temizlenmeye yetmezse mahşer gününün, Sırat köprüsünün sıkıntıları günahlara kefaret olur. Yani Allah Tealâ affetmek istediği kuluna yaptığı günahların cezasını bir şekilde çektirir.

Bu sıkıntılara, belalara uğramadan insanın bir an önce aklını kullanıp tövbe etmesi gerekir. Asla ertelememek, fırsat varken temizlenmek, insanın her şeyden önceki ve en önemli işi olmalıdır.

Mehmet ILDIRAR (Mehmet Yarbay)

BENZER YAZILAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemizde 26 kategori'de 247 adet yazı bulunmaktadır.
Sayfa yüklenme süresi: 0,654 saniye.

Send this to a friend